Ticari ilişkilerde teslim alınan malın veya tamamlanan işin sözleşmeye aykırı çıkması hâlinde, hakların korunması ihbarın zamanında ve doğru biçimde yapılmasına bağlıdır. TBK ve HMK ekseninde ilerleyen bu süreçte, sessiz kalmanın sonucu çoğu zaman kabul olarak yorumlanır.
Gözden Geçirme ve İhbar Külfeti
Alıcı, teslim aldığı malı işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz gözden geçirmek ve tespit ettiği aykırılıkları satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Bu bir borç değil, hakları korumak için yerine getirilmesi gereken bir külfettir. Açık ayıplarda bildirim gecikirse mal kabul edilmiş sayılabilir. Gizli ayıplar, yani olağan bir incelemeyle fark edilemeyecek nitelikteki eksiklikler bakımından ise süre, ayıbın ortaya çıktığı andan itibaren değerlendirilir. İki durum arasındaki ayrımın dosyada net biçimde ortaya konması, ihbarın geç yapıldığı savunmasına karşı en güçlü yanıttır.
İhbarın Şekli ve İçeriği
- Bildirimin ispat edilebilir bir kanaldan yapılması: noter ihtarı, kayıtlı elektronik posta ya da sözleşmede kararlaştırılan iletişim adresi
- Hangi partide, hangi seri veya irsaliye numarasıyla teslim edilen malın söz konusu olduğunun belirtilmesi
- Aykırılığın teknik olarak tanımlanması ve varsa ölçüm sonuçlarına atıf yapılması
- Seçilen talebin açıkça yazılması: onarım, değişim, bedelden indirim veya sözleşmeden dönme
- Karşı tarafa makul bir süre tanınması ve bu sürenin sonunda ne yapılacağının bildirilmesi
Zamanaşımı ve Ağır Kusur İstisnası
Ayıptan doğan taleplerde zamanaşımı, sözleşmenin türüne ve satılanın niteliğine göre değişir. Ancak satıcının ya da yüklenicinin ayıbı ağır kusuruyla gizlediği hâllerde, sınırlı süreden yararlanamayacağı kabul edilir. Bu istisnanın ileri sürülebilmesi için karşı tarafın ayıbı bildiğine dair somut veri gerekir; iç yazışmalar, teknik raporlar ve daha önce aynı üründe yapılan şikâyet kayıtları bu bakımdan değerlidir.
Delil Tespiti Neden Erken Yapılmalı?
Ayıplı mal kullanılmaya devam ettikçe ya da iade edildikçe, aykırılığın hangi aşamada doğduğu tartışmalı hâle gelir. Dava açılmadan önce mahkemeden delil tespiti istenmesi, malın o andaki durumunu resmî biçimde kayda geçirir. Bu adım, sonraki bilirkişi incelemesinin sağlıklı yapılabilmesi için çoğu zaman belirleyicidir.
Sulh Teklifiyle Karşılaşıldığında
Karşı taraf sıklıkla kısmi indirim ya da bir sonraki siparişte iskonto önerir. Ticari ilişkinin devamı isteniyorsa bu çözüm makul olabilir; ancak metinde ileride ortaya çıkabilecek ayıplar bakımından da feragat edildiği izlenimi doğuran genel ifadelerden kaçınılmalıdır. Zararın yalnızca mal bedelinden ibaret olmadığı, üretim durması ya da müşteriye karşı doğan sorumluluk gibi kalemlerin de bulunduğu dosyalarda hesaplama baştan yapılmalıdır.
Bu yazı genel bilgilendirme niteliğindedir. Sözleşme hükümleri ve teslim koşulları sonucu etkilediğinden, ihbar metnini göndermeden önce hukuki değerlendirme alınması yararlı olacaktır.