İçeriğe geç
AC

Ayıplı İfa ve Sözleşme Yorumu: Doğru Mahkemeyi Seçmek ve Süreyi Kaçırmamak

6 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 87 görüntülenme Son güncelleme: 7 Ağustos 2026

Ayıplı ifa iddiaları, tarafların sıfatına göre bambaşka yargı yollarına dağılır. Aynı fatura, alıcının tüketici mi yoksa tacir mi olduğuna göre farklı mercie taşınır; sözleşmenin nasıl yorumlanacağı da bu ayrımla birlikte değişir. Bu rehber, TBK ve HMK ekseninde ayıp iddiasında görev–yetki çözümlemesini ve ihbar–zamanaşımı takvimini ele alır.

Önce Sıfat, Sonra Mahkeme

İlk ayrım basittir ama sonuçları büyüktür: işlem TKHK anlamında bir tüketici işlemi ise uyuşmazlık parasal sınıra göre tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi önüne gider. Her iki taraf da tacir ise ve iş ticari işletmeleriyle ilgiliyse dosya asliye ticaret mahkemesine aittir. Bunların dışındaki adi ilişkilerde asliye hukuk mahkemesi genel görevli mahkemedir. Yanlış sıfat nitelendirmesi, aylar sonra görev ret kararıyla geri dönebilir.

Yetki Sözleşmesinin Sınırı

Sözleşme metnindeki yetki kaydı her ilişkide aynı ağırlıkta değildir. Tacirler ile kamu tüzel kişileri arasında yetki sözleşmesi yapılabilirken, tüketicinin kendi yerleşim yeri mahkemesine başvurma imkânını kaldıran kayıtlara üstünlük tanınmaz. Yetki incelemesinde şu üç ölçüt birlikte okunmalıdır:

  • Davalının yerleşim yeri veya merkezi neresidir?
  • Sözleşmenin ifa yeri, teslim ve montaj kayıtlarına göre nasıl belirlenmiştir?
  • Şube işlemi söz konusuysa uyuşmazlık şubenin faaliyetinden mi doğmuştur?

Sözleşme Yorumunda Delil Kurgusu

Ayıp tartışmasının çekirdeği, taraf iradelerinin sözleşme metninde nasıl somutlaştığıdır. Teknik şartname, numune, ürün tanıtım metinleri, sipariş formu ve teslim tutanağı birbirini destekliyorsa yorum tartışması daralır. Sözleşmede açık olmayan noktalarda ise yazışmalar, önceki teslimlerdeki uygulama ve sektör teamülü öne çıkar. Bu nedenle e-posta ve mesaj kayıtları tarih sırasına dizilmeli, ayıbın hangi teslimde ortaya çıktığı tek bir kronoloji üzerinde gösterilmelidir.

Ayıp İhbarı ve Zamanaşımı Takvimi

Ayıp iddiasında iki ayrı saat işler. Birincisi ayıbın muayene ve ihbar edilmesine ilişkin süredir; açık ayıplarda teslimden, gizli ayıplarda ise ayıbın ortaya çıkmasından itibaren gecikmeksizin bildirim beklenir ve ihbarın yapıldığı ispatlanabilir olmalıdır. İkincisi seçimlik hakların kullanılmasına ilişkin zamanaşımıdır; satıcının ağır kusuru veya ayıbı hile ile gizlemesi hâlinde kısa sürelere dayanılamayacağı kabul edilir. Sürelerin başlangıç anını belgelemek, süreyi hesaplamaktan daha kritiktir: teslim tarihi tartışmalıysa hesap da tartışmalı hâle gelir.

Buradaki değerlendirmeler genel niteliktedir. Sözleşmenizin metni, teslim belgeleri ve yazışma akışı görüldükten sonra hem görevli merci hem de süre durumu değişebileceğinden, dosyanızı somut belgelerle birlikte bir hukukçuya inceletmeniz yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla