İçeriğe geç
AC

Haksız Fiil mi Sözleşme İhlali mi: Nitelendirme, Yetkili Mahkeme ve Süre Riski

26 Mart 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 84 görüntülenme Son güncelleme: 7 Ağustos 2026

Aynı olay hem sözleşmeye aykırılık hem haksız fiil olarak okunabiliyorsa, davanın kaderi büyük ölçüde ilk dilekçedeki nitelendirmede belirlenir. Bu tercih yalnızca hangi hükümlerin uygulanacağını değil, hangi mahkemenin yetkili olduğunu ve talebin hangi süre içinde ileri sürülmesi gerektiğini de değiştirir. Aşağıda TBK, HMK ve TKHK ekseninde bu ayrımın pratik sonuçları ele alınmaktadır.

Nitelendirme: Aynı Olay, İki Sorumluluk Rejimi

Sözleşme ilişkisi içinde doğan zarar, edimin gereği gibi ifa edilmemesine dayandırılabileceği gibi, sözleşmeden bağımsız bir davranış kuralının ihlaline de dayandırılabilir. İki rejim ispat yükünde, kusur karinesinde ve yardımcı kişilerin fiillerinden sorumlulukta farklılaşır. Talep terditli kurulabiliyorsa bu imkân değerlendirilmeli, tek bir hukuki sebebe erken kilitlenilmemelidir.

Yetkili Mahkemede Seçimlik İmkânlar

Genel kural davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmeden doğan taleplerde sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de gündeme gelir. Haksız fiilde ise fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer ve zarar görenin yerleşim yeri gibi ek seçenekler bulunur. Nitelendirme değiştiğinde bu seçenek kümesi de değişir; bu nedenle yetki itirazı ihtimali dilekçe yazılırken öngörülmelidir.

Sözleşmedeki Yetki Kaydının Sınırı

Ticari ilişkilerde yaygın olan yetki kayıtları her ilişkide aynı sonucu doğurmaz. Taraflardan biri tüketici konumundaysa TKHK'nın koruyucu düzeni, sözleşmeye konulan yetki hükmünün ileri sürülmesini engelleyebilir. Standart matbu metinlere konulan kayıtların, ilişkinin niteliği incelenmeden geçerli sayılacağı varsayımı sık rastlanan bir yanılgıdır.

Zamanaşımı ile Hak Düşürücü Sürenin Ayrımı

Zamanaşımı def'i ileri sürülmedikçe mahkemece kendiliğinden dikkate alınmaz; hak düşürücü süre ise talebin varlığını doğrudan etkiler ve resen gözetilir. Haksız fiilde sürenin başlangıcı öğrenme anına bağlanırken, sözleşmesel taleplerde muacceliyet anı esas alınır. Aynı olayda iki farklı başlangıç noktasının bulunması, sırf bu nedenle hak kaybına yol açabilir. Yanlış nitelendirme yapılmışsa dava açıldıktan sonra sebebi değiştirmek çoğu zaman süreyi geri getirmez.

Süre Kaybını Önleyen Refleksler

  1. Öğrenme anını belgeleyen ilk yazışma, rapor veya bildirim dosyanın başına konulur.
  2. İhtar, ihtarname ve iade talepleri tarih sırasıyla tek tabloda tutulur.
  3. Karşı tarafın borcu ikrar eden beyanları ayrıca işaretlenir.
  4. Talep hem sözleşme hem haksız fiil temelinde değerlendirilerek en erken biten süreye göre plan yapılır.

Bu metin bilgilendirme amacı taşır ve somut sözleşme metni okunmadan verilecek her değerlendirme eksik kalır. Zarar miktarı ile süre başlangıcının tartışmalı olduğu dosyalarda, dava açmadan önce bireysel hukuki destek almak isabetli olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla