İçeriğe geç
AC

Zamanaşımı Def'i ve Tazminat Hesabı: Görevli Mahkeme ile Süre İlişkisi

25 Mart 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 87 görüntülenme Son güncelleme: 7 Ağustos 2026

Zamanaşımı, tazminat dosyalarında çoğu zaman esasa ilişkin tartışmadan önce sonucu belirler. Alacak haklı olabilir; ancak süresi içinde ileri sürülmediğinde ya da def'i doğru aşamada bildirilmediğinde, sonuç talep aleyhine döner. TBK, HMK ve TKHK çerçevesinde bu yazı, zamanaşımının hangi mahkemede ve hangi anda tartışılacağına odaklanır.

Zamanaşımı def'inin usulî yeri

Zamanaşımı bir def'idir; hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz, davalının ileri sürmesi gerekir. Bu nedenle cevap dilekçesi verme süresi bu bakımdan belirleyicidir. Süresinde ileri sürülmeyen def'i, sonradan ancak karşı tarafın açık muvafakati veya ıslah yoluyla gündeme getirilebilir. Davacı tarafında ise zamanaşımını kesen ve durduran sebeplerin, tarih sırasıyla belgeye bağlanması gerekir.

Görev ayrımı: aynı olay, farklı mahkeme

  • Genel hükümlere tabi tazminat talepleri asliye hukuk mahkemesinde görülür.
  • Uyuşmazlık bir tüketici işleminden doğuyorsa tüketici mahkemesi görevlidir ve parasal sınırın altında kalan taleplerde hakem heyeti aşaması gündeme gelir.
  • Her iki tarafın tacir olduğu ve ticari işletmeyle ilgili uyuşmazlıklarda asliye ticaret mahkemesi devreye girer; bu dosyalarda ticari dava şartı olarak arabuluculuk aşaması da değerlendirilmelidir.
  • Görevsizlik kararı sonrası dosyanın yeni mahkemeye gönderilmesi için tanınan süre kaçırıldığında dava açılmamış sayılır.

Tazminat hesabının kurulması

Talep, tek bir toplam rakam yerine kalemlere ayrıldığında hem hesaplanabilir hem de denetlenebilir hâle gelir. Sözleşmeye aykırılıktan doğan zararlarda fiilî zarar ile yoksun kalınan kazancın ayrıştırılması, haksız fiil dosyalarında ise zararın doğduğu tarihin belirlenmesi gerekir. Faiz türü ve başlangıç tarihi ayrıca gösterilmelidir; bu belirlemenin eksikliği, kazanılan davada dahi alacağın küçülmesine yol açar.

Belirsiz alacak, kısmi dava ve ıslah

Alacağın miktarı dava açılırken tam olarak belirlenemiyorsa belirsiz alacak davası gündeme gelebilir; hesap yapılabildiği hâllerde bu yola gidilmesi ise talebin reddine yol açabilir. Kısmi dava tercih edildiğinde, artırılmayan kısım bakımından zamanaşımının işlemeye devam ettiği unutulmamalıdır. Bilirkişi raporu sonrası yapılacak ıslahın da kendi süresi bulunur.

Dosya kurgusunda sıralama

  1. Zararın doğduğu ve öğrenildiği tarihleri ayrı ayrı belirleyin.
  2. İhtarname, ödeme ve borç ikrarı gibi süreyi etkileyen olayları listeleyin.
  3. Sözleşme türüne göre uygulanacak süre rejimini baştan tespit edin.
  4. Görevli mahkemeyi ve varsa zorunlu ön aşamayı dava açmadan önce netleştirin.
  5. Talep kalemlerini ve faiz başlangıcını dilekçede açıkça gösterin.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; zamanaşımı süreleri hukukî ilişkinin türüne göre değişir. Alacağınızın süresi konusunda tereddüt varsa, dava açmadan önce hesabı bir hukukçuyla birlikte doğrulamanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla