Ayıp uyuşmazlıklarında tartışma çoğu zaman malın veya işin gerçekten kusurlu olup olmadığında değil, kusurun ne zaman ve nasıl bildirildiğinde düğümlenir. TBK'nın satım ve eser sözleşmesine ilişkin hükümleri, tüketici işlemlerinde TKHK ve ispat bakımından HMK birlikte devreye girer. Bu rehber, bildirim zincirini kurmaya ve sözleşme yorumunda yazışmaların ağırlığına odaklanır.
Ayıbın Türü Süreyi Belirler
Açık ayıp, teslim sonrası olağan bir gözden geçirmeyle fark edilebilen kusurdur ve gecikmeksizin bildirilmesi gerekir. Gizli ayıp ise sonradan ortaya çıkar; burada bildirim yükümlülüğü kusurun fark edildiği ana bağlanır. Ağır kusur veya hile ile gizlenen ayıplarda ise borçlu, kısa sürelere dayanarak sorumluluktan kurtulamaz. Dolayısıyla dosyanın ilk sayfasına yazılması gereken üç tarih vardır: teslim tarihi, kusurun fark edildiği tarih ve bildirimin karşı tarafa ulaştığı tarih.
Gözden Geçirme ve Bildirim Zinciri
- Teslim anında tutanak tutulur; imzadan kaçınılıyorsa bu durum da yazılı olarak not edilir.
- Kusur, teknik olarak tarif edilir: "çalışmıyor" yerine hangi işlevin, hangi koşulda yerine gelmediği yazılır.
- Bildirim, ulaştığı ispatlanabilir bir yolla yapılır; sözlü uyarılar sonradan ispat edilemez.
- Karşı tarafa onarım veya ayıbın giderilmesi için makul bir süre verilecekse bu süre metne yazılır.
- Delil kaybı riski varsa, dava açılmadan önce delil tespiti yoluna başvurulması değerlendirilir.
Sözleşme Yorumunda Yazışmaların Ağırlığı
Sözleşme metni her zaman tartışmayı bitirmez; nitelik vaadi çoğu kez sözleşme öncesi yazışmalarda, teknik şartnamede veya tanıtım materyalinde yer alır. Bu belgeler, tarafların gerçek ve ortak iradesinin belirlenmesinde kullanılır. Bu nedenle uyuşmazlık büyümeden önce; teklif metni, revizyon e-postaları, numune onayları ve teslim programına ilişkin mesajlar kronolojik olarak birleştirilmelidir. Ayıptan sorumsuzluk kaydı bulunan sözleşmelerde ise bu kaydın kapsamı ve geçerliliği ayrıca incelenmelidir.
Seçimlik Hakkın Yanlış Kullanılması
Alıcının veya iş sahibinin elinde birden fazla seçenek bulunur: sözleşmeden dönme, bedelde indirim, onarım veya ayıpsız misliyle değişim. Bu haklardan biri açık biçimde kullanıldıktan sonra diğerine geçmek her zaman mümkün değildir. Uygulamada sık görülen usul hatası, ihtarname ile onarım talep edildikten hemen sonra dönme talebiyle dava açılmasıdır; bu tutarsızlık dosyanın zayıf noktası hâline gelir. Talep en baştan, terditli biçimde ve ölçülebilir bir taleple kurulmalıdır.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bildirim süreleri sözleşmenin türüne ve tarafların sıfatına göre değiştiğinden, ihtarname göndermeden önce sözleşmenizin bir hukukçu tarafından incelenmesi yerinde olur.