İçeriğe geç
AC

Haksız Fiil ile Sözleşme Yorumunun Kesiştiği Uyuşmazlıklarda Süre Planı

25 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 64 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Bir zarar hem sözleşmeye aykırılıktan hem de haksız fiilden doğuyorsa, dosyanın kaderini çoğu zaman hangi hukuki sebebe dayanıldığı belirler. TBK, HMK ve TKHK ekseninde yürüyen bu uyuşmazlıklarda zamanaşımı süreleri, ispat yükü ve yetkili mahkeme her iki sebepte farklı işlediğinden, nitelendirme baştan yapılmalıdır.

İki Sebep Arasındaki Pratik Farklar

  • İspat yükü: sözleşmeye aykırılıkta kusurun bulunmadığını ispat borçluya düşerken, haksız fiilde kusurun ispatı kural olarak zarar görene aittir.
  • Zamanaşımı: iki sebep için öngörülen süreler ve başlangıç anları farklıdır.
  • Yetki: sözleşmede yetki kaydı varsa bu kayıt haksız fiil talebini kendiliğinden kapsamaz.
  • Talep kapsamı: manevi zarar ve dolaylı zarar bakımından sonuçlar ayrışabilir.

Sözleşme Yorumunda Başvurulan Ölçüt

Sözleşme metni tartışmalıysa, tarafların kullandığı sözcüklere değil gerçek ve ortak iradelerine bakılır. Bu iradeyi ortaya koyan unsurlar sözleşme öncesi yazışmalar, teklif metinleri, ödeme davranışları ve taraflar arasındaki önceki uygulamalardır. Bu belgelerin dava açılmadan önce toplanması gerekir; sonradan istenen yazışmaların elde edilememesi sık karşılaşılan bir kayıptır.

Usul Planında Sıra

  1. Zararın doğduğu an ve öğrenildiği an ayrı ayrı belirlenir.
  2. Her iki hukuki sebep için süre hesabı ayrı yapılır ve kısa olan esas alınır.
  3. Sözleşmede yetki, tahkim veya zorunlu bir başvuru kaydı olup olmadığı incelenir.
  4. Talep, terditli biçimde kurularak nitelendirme riski karşılanır.
  5. Delil listesi, her iki sebebi de destekleyecek şekilde hazırlanır.

Dava Şartı Niteliğindeki Ön Adımın Atlanması

Ticari nitelikteki bazı alacak uyuşmazlıklarında arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır. Talep hem sözleşmeye hem haksız fiile dayandırıldığında, ön başvurunun kapsamının dar tutulması sorun yaratır. Arabuluculuk sürecinde ileri sürülmeyen bir talep bakımından dava şartının yerine getirilmediği değerlendirmesi yapılabilir; bu da usule aykırı işlem riskinin en görünür sonucudur.

Tüketici İlişkisi Varsa Değişen Denklem

Zarar gören taraf tüketici konumundaysa, sözleşmedeki yetki ve sınırlama kayıtlarının bir kısmı geçerlilik denetimine tabi olur. Bu durumda genel işlem koşullarının denetimi ayrı bir savunma ekseni oluşturur ve başvurulacak merci de değişebilir. Bu nedenle taraf sıfatının tespiti, süre hesabından önce gelir.

Yukarıdaki değerlendirmeler genel niteliktedir; sözleşmenin türü ve zararın doğuş biçimi izlenecek yolu değiştirir. Talep hazırlanmadan önce hukuki nitelendirmenin bir uzmanla teyit edilmesi tavsiye edilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla