İçeriğe geç
AC

Zamanaşımı ile Arabuluculuk Arasında Süre ve Usul Planı

20 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 60 görüntülenme Son güncelleme: 15 Ağustos 2026

Borçlar hukukundan doğan taleplerde arabuluculuk aşaması, çoğu zaman bir gecikme kalemi gibi görülür. Oysa TBK, HMK ve TKHK ekseninde bakıldığında bu aşama, zamanaşımı hesabını doğrudan etkileyen bir kavşaktır. Bu rehber, iki takvimi birlikte yönetmeye odaklanır.

Arabuluculuk Zamanaşımını Nasıl Etkiler?

Dava şartı olarak öngörülen arabuluculukta, süreç başladığı andan sona erdiği ana kadar geçen zaman alacaklının aleyhine işlemez. Ancak bu koruma, başvurunun usulüne uygun yapılmış olmasına bağlıdır. Yanlış tarafa yöneltilen ya da eksik bilgiyle açılan bir başvurunun aynı etkiyi doğurup doğurmayacağı tartışmalı hale gelir; bu belirsizliğe hiç girmemek en sağlıklı yoldur.

Dava Şartı mı, İhtiyari mi?

Her uyuşmazlık için arabuluculuk zorunlu değildir. Talebin niteliği belirlenmeden atılan adım iki yönde de zarar verir:

  • Zorunlu olduğu halde doğrudan dava açılırsa dava usulden reddedilebilir.
  • Zorunlu olmadığı halde süreç işletilirse, sürecin zamanaşımına etkisi konusunda farklı değerlendirmeler gündeme gelebilir.

Sürelerin Tek Takvimde Toplanması

  1. Alacağın doğduğu ve muaccel hale geldiği tarih ayrı ayrı yazılır.
  2. Zamanaşımını kesen işlemler listelenir: ödeme, ikrar, takip talebi.
  3. Arabuluculuk başvuru tarihi ve son tutanak tarihi eklenir.
  4. Son tutanak sonrası dava için kalan süre hesaplanır ve kontrol noktası konur.

Usule Aykırı Başvurunun Sonucu

Karşı tarafın unvanının, adresinin veya sıfatının hatalı gösterilmesi, sürecin muhataba hiç ulaşmadan sonuçlanmasına yol açabilir. Bu halde elde edilen son tutanak, dava aşamasında dava şartının yerine getirildiğini göstermeye yetmeyebilir. Tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının, gerçek kişilerde güncel adres bilgisinin başvuru öncesinde teyit edilmesi bu riski önemli ölçüde azaltır.

Son Tutanak ve Sonrası

Anlaşmama ile sonuçlanan süreçte tutanağın içeriği önemsiz değildir. Tarafların ileri sürdüğü talep kalemlerinin tutanağa yansıması, sonraki aşamada talebin genişletilip genişletilmediği tartışmasına karşı dayanak oluşturur. Anlaşma sağlandığında ise metnin icra edilebilirlik yönünden gözden geçirilmesi, ileride ikinci bir dava açılmasını gereksiz kılar.

Yukarıdakiler genel bilgilendirme amaçlıdır; alacağın türü ve tarafların sıfatı zamanaşımı süresini değiştirebileceğinden, hesabın somut belgeler üzerinden bir hukukçuyla yapılması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla