Ayıplı ifa uyuşmazlıklarının önemli bir bölümü teknik bir kusur tartışmasından çok, sözleşmenin ne vaat ettiği tartışmasıdır. Teslim edilen mal ya da yapılan iş, ancak sözleşmede kararlaştırılan nitelikleri taşımıyorsa veya kullanım amacını ortadan kaldıran bir eksiklik içeriyorsa ayıptan söz edilir. Bu nedenle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamındaki bir ayıp iddiasında ilk iş, sözleşme metnini ve onu çevreleyen yazışmaları doğru okumaktır.
Ayıbın Ölçüsü Sözleşmede Aranır
Satıcı, sözleşmede açıkça bildirdiği niteliklerin bulunmamasından sorumludur. Bunun yanında maddi, hukuki veya ekonomik olarak malın değerini ya da beklenen faydayı ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan eksiklikler de ayıp sayılır. Buradaki ayrım pratikte şudur: teknik olarak çalışan ama sözleşmede taahhüt edilen kapasiteye ulaşmayan bir makine, kusursuz görünse de ayıplıdır. Bu nedenle sipariş formları, teklif metinleri, ürün katalogları ve satış görüşmelerindeki yazılı beyanlar sözleşmenin bir parçası gibi değerlendirilir.
Gözden Geçirme ve Bildirim Külfeti
Alıcı, teslim aldığı malı işlerin olağan akışına göre uygun bir sürede gözden geçirmek ve tespit ettiği ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Bu külfetin yerine getirilmemesi, malın kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurabilir. Açık ayıplarda bildirimin gecikmesi hak kaybı yaratırken, gizli ayıplarda süre ayıbın ortaya çıktığı andan itibaren değerlendirilir. Bildirimin ispatlanabilir bir yolla, tercihen noter ihtarnamesi veya kayıtlı elektronik posta ile yapılması, sonraki aşamadaki en yaygın tartışmayı baştan bitirir.
Yorumda Başvurulan Ölçütler
- Tarafların gerçek ve ortak iradesi araştırılır; yanlış kullanılan sözcükler değil, iradenin yöneldiği sonuç esas alınır.
- Sözleşmenin bütünü birlikte okunur; tek bir maddenin metinden koparılarak yorumlanması sonucu değiştirir.
- Tarafların sözleşme sonrası davranışları, örneğin kısmi ödeme veya onarım kabulü, iradenin yorumunda dikkate alınır.
- Genel işlem koşulu niteliğindeki, karşı tarafça müzakere edilmemiş hükümler daha dar yorumlanır ve dürüstlük kuralına aykırı olanlar bağlayıcı sayılmaz.
- Belirsizlik giderilemiyorsa, metni hazırlayan tarafın aleyhine yorum yapılması yerleşik bir yaklaşımdır.
Seçimlik Hakların Sıralanması
Ayıp sabit olduğunda alıcının önünde birden çok yol bulunur: sözleşmeden dönme, bedelde indirim isteme, ücretsiz onarım talep etme veya ayıpsız benzeriyle değişim isteme. Bu haklardan hangisinin kullanılacağı ekonomik bir tercih olduğu kadar usuli bir tercihtir de. Dönme talebi, malın iadesini ve alınan bedelin geri verilmesini gerektirdiğinden ağır ayıplarda anlamlıdır. Bedel indirimi ise ticari ilişkiyi sürdürmek isteyen taraf için daha uygulanabilir bir çözüm sunar. Talep bir kez kullanıldıktan sonra kolayca değiştirilemeyeceğinden, seçim öncesinde onarım maliyeti ve değer kaybı hesaplanmalıdır.
Zamanaşımı ve Ağır Kusur
Ayıptan doğan talepler için kanunda öngörülen zamanaşımı süresi işlemeye teslimle başlar. Ancak satıcı ayıbı ağır kusuruyla gizlemişse, kısaltılmış zamanaşımı sürelerinden yararlanamaz. Bu istisna, özellikle geçmişi gizlenen araç ve yapı satışlarında belirleyici olur; ayıbın bilinerek saklandığını gösteren yazışmalar dosyanın seyrini değiştirir.
Yukarıdaki değerlendirmeler genel niteliktedir ve her sözleşmenin metni farklı sonuç doğurabilir. Bildirim yapmadan veya seçimlik hakkı kullanmadan önce sözleşmenin bütününü inceleten bir hukuki görüş almak, geri dönülmesi güç tercihleri önler.