Ayıplı ifa nedeniyle uğranılan zararın tazmini istenirken iki hata sık tekrarlanır: zararın kalemlere ayrılmadan tek bir rakam olarak yazılması ve uyuşmazlığın niteliği gözetilmeden herhangi bir mercie başvurulması. Türk Borçlar Kanunu ayıba karşı tekeffül hükümlerini, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun tüketici işlemlerine özgü rejimi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ise ispat ve usul çerçevesini belirler. Hangi rejimin uygulanacağı, hesabın da mercinin de temelini oluşturur.
Önce Nitelendirme: Tüketici İşlemi mi, Ticari İş mi?
Alıcının tüketici sayıldığı hâllerde uyuşmazlık, tutara göre tüketici hakem heyeti ya da tüketici mahkemesi önüne gider. İki tacir arasındaki mal alımında ise asliye ticaret mahkemesi gündeme gelir ve ticari uyuşmazlıklar bakımından dava şartı olan arabuluculuk aşaması atlanamaz. Bu ayrım yapılmadan açılan dava, arabuluculuğa başvurulmadığı gerekçesiyle usulden reddedilebilir.
Seçimlik Haklar ile Tazminat Talebinin İlişkisi
Sözleşmeden dönme, bedel indirimi, onarım ve ayıpsız misli ile değişim birbirinin alternatifidir; hangisinin seçildiği tazminat hesabının tabanını değiştirir. Dönme hâlinde iade ve masraflar, bedel indiriminde ayıplı ile ayıpsız değer arasındaki fark, onarımda ise giderim maliyeti ve kullanımdan yoksun kalma esas alınır. Aynı zarar kaleminin iki farklı başlık altında tekrar istenmesi, talebin bir kısmının reddine yol açar.
Zarar Kalemlerini Ayrıştırmak
- Doğrudan zarar: ödenen bedel, onarım gideri, nakliye ve montaj masrafı
- Dolaylı zarar: ürünün kullanılamamasından doğan kayıplar ve bunların belgelenme biçimi
- Giderim için yapılan zorunlu harcamalar ve bunların makul olduğunu gösteren teklifler
- Faizin başlangıç anı ve türü bakımından dayanılacak olgu (ihtar, dava, temerrüt)
- Kusur ve illiyet bağı tartışmasında teknik incelemeye ihtiyaç olup olmadığı
Yanlış Mercinin Hesaba Etkisi
Görevsiz mahkemede geçen süre, yalnızca zaman kaybı değildir. Faiz talebinin dayanağı olan olgular ile zamanaşımı savunmasına karşı ileri sürülecek kesme sebepleri, hangi tarihte hangi merciye başvurulduğuna göre değerlendirilir. Ayrıca görevsizlik kararının ardından dosyanın gönderilmesi için kanunda öngörülen süre kaçırılırsa dava açılmamış sayılır ve hesaplanan tüm kalemler yeniden gündeme taşınmak zorunda kalır.
Talebi Yazarken Ölçülebilirlik
Belirsiz alacak, kısmi dava ve tam eda davası arasındaki tercih, hem harç hem de ıslah ihtimali bakımından sonuç doğurur. Zararın hesaplanabilir olduğu bir dosyada belirsiz alacak tercihi tartışma yaratabilir; bu nedenle mevcut belgelerle hesabın ne ölçüde yapılabildiği baştan dürüstçe değerlendirilmelidir.
Bu içerik yol gösterici bir çerçeve sunar; sözleşmenin türü, tarafların sıfatı ve ayıbın niteliği hesabı ve mercii değiştirebileceğinden, talep dilekçesini oluşturmadan önce hukuki değerlendirme almanız yerinde olacaktır.