Bir trafik kazası, itibar zedeleyici bir paylaşım ya da mala verilen zarar sonrası tazminat isteyen kişinin sorduğu ilk sorulardan biri şudur: dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu? Türk Borçlar Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde bu sorunun cevabı, uyuşmazlığın türüne göre değişir ve yanlış cevap doğrudan usulden ret sonucunu doğurur.
Önce Alacağın Niteliği Belirlenir
Arabuluculuğun dava şartı olduğu hâller kanunla belirlenmiştir ve genel olarak ticari uyuşmazlıklar ile işçi–işveren alacakları başta gelmek üzere sayılan alanlarla sınırlıdır. Buna karşılık her tazminat talebi otomatik olarak bu kapsamda değildir. Haksız fiilden doğan bir talebin tarafları tacir ise ya da uyuşmazlık ticari işletmeyi ilgilendiriyorsa tablo değişebilir. Bu nedenle ilk adım, alacağın kaynağının ve tarafların sıfatının netleştirilmesidir: sözleşmeye aykırılık mı, haksız fiil mi, yoksa ikisinin yarışması mı söz konusudur?
Yanlış Yoldan Başlamanın İki Yönlü Maliyeti
- Zorunlu olduğu hâlde arabuluculuğa başvurulmadan açılan dava, dava şartı yokluğundan reddedilir; bu esnada zamanaşımı işlemeye devam etmiş olur.
- Zorunlu olmadığı hâlde arabuluculuk süreci işletildiğinde ise doğrudan bir hak kaybı doğmasa da haftalar kaybedilir ve karşı taraf delil karartma imkânı bulabilir.
- Son tutanakta yer alan uyuşmazlık konusu ile dava dilekçesindeki talep örtüşmüyorsa, tutulan tutanağın dava şartını karşılamadığı tartışması gündeme gelir.
Son Tutanak ile Dava Dilekçesi Arasındaki Uyum
Uygulamada gözden kaçan en kritik nokta budur. Arabuluculuk aşamasında yalnızca maddi tazminat konuşulup dava dilekçesinde manevi tazminat da istendiğinde, ek talep bakımından şartın yerine getirilip getirilmediği sorgulanabilir. Bu riski önlemenin yolu, arabuluculuk başvuru formunda talep kalemlerini geniş ve kapsayıcı biçimde yazmaktır. Faiz başlangıcı, destekten yoksun kalma veya kazanç kaybı gibi kalemler de baştan gösterilmelidir.
Zamanaşımı ve Delil Takvimi Birlikte Yürütülür
Haksız fiilde zamanaşımı, zararın ve failin öğrenilmesine bağlı bir süre ile fiilin işlendiği andan itibaren işleyen daha uzun bir sürenin birlikte değerlendirilmesiyle hesaplanır. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa, ceza zamanaşımının uygulanabildiği hâller ayrıca gündeme gelir. Bu hesap yapılırken kamera kayıtlarının saklama süresi, banka ve operatör kayıtlarının erişilebilirlik süresi gibi teknik takvimler de dikkate alınmalı; gerekiyorsa delil tespiti yoluna erken başvurulmalıdır.
Değerlendirme
Yukarıdakiler genel çerçeveyi aktarır; hangi yolun zorunlu olduğu, tarafların sıfatı ve talebin kaynağıyla birlikte belirlenir. Somut olayınızda yanlış bir başlangıç telafisi güç olabileceğinden, başvuru öncesi profesyonel bir değerlendirme almanız faydalı olacaktır.