İçeriğe geç
AC

Tazminat Talebinde İhtar ve Temerrüt: Talebi Kurmadan Önce Kurulacak Zemin

6 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 75 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Tazminat davalarında sonucu belirleyen unsur çoğu zaman zararın büyüklüğü değil, talebin hangi hukuki temele oturtulduğu ve karşı tarafın ne zaman temerrüde düşürüldüğüdür. TBK, HMK ve TKHK ekseninde ilerleyen bu alanda ihtar, hem faizin başlangıcını hem de bazı hâllerde dava hakkının doğumunu etkiler. Bu rehber, dava öncesi zemin kurmayı konu alır.

Önce Sorumluluğun Kaynağını Belirleyin

Talebin sözleşmeye aykırılıktan mı yoksa haksız fiilden mi doğduğu; ispat yükünü, zamanaşımını ve faiz başlangıcını birlikte değiştirir. Aynı olay her iki temele de dayanabiliyorsa, dilekçede terditli kurgu yapılması ve her iki temelin unsurlarının ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. Sebepsiz zenginleşme gibi tamamlayıcı temeller de gözden kaçırılmamalıdır.

İhtarın İşlevi

  • Belirli vadeli olmayan borçlarda borçlu, kural olarak ihtarla temerrüde düşer; temerrüt faizi bu tarihten işler.
  • Sözleşmeden dönme veya fesih hakkı kullanılacaksa, çoğu hâlde önce uygun bir süre verilmesi gerekir.
  • İhtar, zararın kalemlerini ve talep edilen tutarı göstererek karşı tarafa hesaplanabilir bir talep sunmalıdır.
  • Muhatabın doğru tespiti önemlidir: ticari işletmelerde yetkili temsilci, sigortalı zararlarda ilgili sigorta şirketi ayrıca bilgilendirilmelidir.

Süre Kaynaklı Riskler

  1. Haksız fiile dayalı taleplerde zarar ve failin öğrenildiği tarih ile fiil tarihi ayrı ayrı kaydedilir; her ikisi de farklı süre rejimlerini işletir.
  2. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa, ceza zamanaşımının tazminat talebine etkisi ayrıca değerlendirilir.
  3. Sözleşmeden doğan taleplerde, ilişkinin niteliğine göre farklı zamanaşımı süreleri uygulanabileceğinden sözleşme tipi net belirlenmelidir.
  4. Süren zararlarda, artan kalemler için ıslah veya ek dava planı baştan kurgulanır.

Zararın Belgelendirilmesi

Maddi zararda fatura, onarım kaydı, gelir kaybını gösteren belgeler ve varsa uzman raporu dosyanın omurgasını oluşturur. Manevi zararda ise olayın ağırlığı, tarafların ekonomik durumu ve olayın kişilik hakları üzerindeki etkisi somut anlatımla ortaya konulmalıdır. Delil tespiti gereken hâllerde, dava açılmadan önce mahkemeden tespit istenmesi ileride kaybolacak delilleri korur.

Dava Öncesi Yol Ayrımı

Talep ticari nitelikteyse ya da tüketici işleminden kaynaklanıyorsa, dava açmadan önce zorunlu başvuru yollarının bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir. Bu kontrol yapılmadan doğrudan mahkemeye gidilmesi, dosyanın esasa girilmeden reddine yol açabilir. Sulh imkânı varsa, ihtar aşamasında yapılacak ölçülü bir teklif çoğu zaman zaman ve masraf tasarrufu sağlar.

Yukarıdaki çerçeve genel bilgilendirme amacı taşır. Zararın niteliği ve taraflar arasındaki ilişki, süreyi ve talebin kurgusunu değiştirebileceğinden dosyanızı bir avukatla değerlendirmeniz önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla