Bir tazminat talebinde ilk belirlenmesi gereken şey tutar değil, sorumluluğun kaynağıdır. TBK, HMK ve TKHK çerçevesinde talebin sözleşmeye mi yoksa haksız fiile mi dayandığı; zamanaşımını, ispat yükünü ve görevli mahkemeyi aynı anda değiştirir. Bu tercih baştan yapılmazsa, dosya yıllar sonra zamanaşımı itirazıyla karşılaşabilir.
İki temel arasındaki fark
- Sözleşmesel sorumluluk: borçlunun kusursuzluğunu ispat etmesi beklenir; zamanaşımı kural olarak daha uzundur.
- Haksız fiil sorumluluğu: zararı, fiili, illiyet bağını ve kusuru zarar gören ispatlar; TBK'da zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her halde on yıllık süre öngörülmüştür.
- Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa: daha uzun ceza zamanaşımı süresi tazminat talebi bakımından da uygulanabilir.
Görevli mahkemeyi belirleyen sorular
- Taraflardan biri tüketici sıfatını taşıyor mu? Taşıyorsa tüketici mahkemesi devreye girer.
- Uyuşmazlık her iki taraf için de ticari nitelikte mi? Bu halde ticari dava rejimi ve dava şartı arabuluculuk gündeme gelir.
- Zarar bir kamu hizmetinin yürütülmesinden mi doğdu? Bu ihtimalde yol idari yargıdır.
- Talep bir iş ilişkisine mi dayanıyor? Bu durumda özel görevli mahkeme söz konusudur.
İspat aracının seçimi
HMK, belirli bir tutarın üzerindeki hukuki işlemlerin senetle ispatını kural haline getirir ve bu sınır her yıl güncellenir. Elde yazılı belge yoksa, karşı taraftan sadır olmuş ve iddiayı muhtemel gösteren bir yazı "delil başlangıcı" olarak tanık dinlenmesinin önünü açabilir. Bu nedenle mesajlaşma kayıtları, e-postalar ve kısmi ödeme dekontları küçümsenmeden toplanmalıdır. Haksız fiile dayalı taleplerde ise ispat serbestisi geçerli olduğundan tanık, fotoğraf ve teknik rapor doğrudan kullanılabilir.
Zararın hesaplanabilir hale getirilmesi
Talep, "uğradığım zararın tazmini" gibi soyut bir ifadeyle değil; fiili zarar, yoksun kalınan kâr ve varsa manevi tazminat şeklinde ayrıştırılarak yazılmalıdır. Faiz başlangıcı da ayrıca belirtilmelidir: temerrüdün ihtarla mı yoksa vadenin gelmesiyle mi oluştuğu, hesabın büyüklüğünü doğrudan etkiler. Belirsiz alacak veya kısmi dava tercihinin, ıslah imkanı ve faiz açısından farklı sonuçlar doğurduğu unutulmamalıdır.
Mercii hatasının maliyeti
Tüketici işlemine dayanan bir talebin genel mahkemede açılması ya da ticari nitelikteki bir para alacağının arabuluculuk aşaması atlanarak dava konusu yapılması, dosyanın usulden reddiyle sonuçlanır. Bu sırada iki yıllık zamanaşımı işlemeye devam ettiğinden, yeniden dava açma imkanı fiilen ortadan kalkabilir.
Bu yazı genel bir çerçeve sunmaktadır; sorumluluğun kaynağı ve tarafların sıfatı her olayda farklı değerlendirilir. Talebinizin dayanağını ve süresini netleştirmek için, zamanaşımı dolmadan hukuki görüş almanız önerilir.