Aynı olaydan hem sözleşmeye aykırılık hem de haksız fiil sorumluluğu doğabilir. Uygulamada bu kesişme, iki kritik soruyu beraberinde getirir: hangi zamanaşımı süresi uygulanacak ve dava hangi mahkemede açılacak? İkisinde de yapılan hata, esasa hiç girilmeden dosyanın kapanmasına yol açar.
İki Sorumluluk Türünün Yarışması
Türk Borçlar Kanunu, sözleşmeden doğan sorumluluk ile haksız fiil sorumluluğunu ayrı rejimlere bağlar. Zarar gören, şartları varsa her iki temele de dayanabilir. Bu tercih teknik değil stratejiktir: ispat yükü, kusurun rolü, zamanaşımı süresi ve talep edilebilecek kalemler her iki yolda farklıdır. Dilekçede hukuki nitelendirmenin tek bir temele hapsedilmemesi, terditli talep kurulması bu nedenle önemlidir.
Zamanaşımında Başlangıç Anı Tartışması
Haksız fiilde süre, zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren işler; ayrıca fiilin gerçekleştiği tarihten başlayan bir üst süre bulunur. Sözleşmeye dayalı taleplerde ise kural olarak daha uzun bir genel süre uygulanır. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa, ceza kanunundaki daha uzun zamanaşımının uygulanabileceği de gözden kaçırılmamalıdır. Bu nedenle dosyada "öğrenme tarihi" bir varsayım değil, belgeyle desteklenen bir tarih olmalıdır: ihtarname, e-posta yazışması, tutanak ya da rapor tarihi bu işlevi görür.
Sözleşme Yorumunda Hangi Deliller Konuşur?
Metnin lafzı ile tarafların gerçek iradesi çeliştiğinde, iradeye üstünlük tanınır. Bunu göstermek ise yazılı metnin dışına çıkmayı gerektirir. Sözleşme öncesi görüşme yazışmaları, teklif ve şartname, faturalar, teslim tutanakları, tarafların sözleşmeyi uygulama biçimi ve süregelen teamül birlikte değerlendirilir. Genel işlem koşulu niteliğindeki hükümler bakımından ise ayrı bir denetim rejimi işler; karşı tarafın bilgisine sunulmayan veya beklenmeyen nitelikteki koşullar yazılmamış sayılabilir.
Görevli Mahkeme: En Sık Yapılan Hata
Uyuşmazlığın tarafı tüketici ise, alacak veya tazminat talebi tüketici mahkemesinin görev alanına girer ve Tüketici Kanunu'ndaki parasal sınıra göre önce hakem heyeti aşaması gündeme gelebilir. Ticari iş niteliğindeki uyuşmazlıklarda asliye ticaret mahkemesi görevlidir ve ticari davaların önemli bir kısmında arabuluculuk dava şartıdır. Aksi hâlde genel görevli mahkeme asliye hukuktur. Yanlış görevli mahkemede açılan davada verilen görevsizlik kararının ardından kanuni süre içinde başvuru yapılmazsa dava açılmamış sayılır; bu arada zamanaşımı da işlemeye devam edebilir.
Dava Öncesi Kısa Yol Haritası
- Zararın türü ve tutarı kalem kalem ayrıştırılır.
- Sözleşmesel ve haksız fiil temelleri ayrı ayrı yazılır, terditli talep kurulur.
- Zorunlu arabuluculuk kapsamına girip girmediği kontrol edilir.
- Delil tespiti gereken hâllerde talep dava öncesinde yapılır.
- Faiz başlangıç tarihi ve türü baştan belirlenir.
Bu açıklamalar genel çerçeve niteliğindedir; sözleşmenin metni ve olayın gelişimi sonucu değiştirebilir. Dava yolunu seçmeden önce belgelerinizle birlikte hukuki bir değerlendirme almanız yerinde olur.