Haksız fiilden doğan tazminat taleplerinde davanın kaybedilme nedeni çoğu zaman olayın yaşanmamış olması değil, üç unsurdan birinin belgesiz bırakılmasıdır: zarar, kusur ve aralarındaki illiyet bağı. TBK ve HMK ile tüketici ilişkisi varsa TKHK ekseninde değerlendirilen bu davalarda, delil eksikliği genellikle olaydan hemen sonraki günlerde doğar. Aşağıdaki başlıklar bu erken dönem kayıplarına odaklanır.
Zararın Miktarını Değil Kalemlerini Kurun
Talep, toplam bir rakam olarak yazıldığında savunulması güçleşir. Bunun yerine zarar; fiili zarar, kazanç kaybı ve varsa manevi talep olarak ayrıştırılmalı, her kalem kendi belgesiyle eşleştirilmelidir. Onarım faturası, tedavi gideri, çalışılamayan günlere ilişkin işveren yazısı ve gelir kaybını gösteren kayıtlar ayrı klasörlerde tutulduğunda, karşı tarafın itirazı kalem bazında karşılanabilir.
Olay Yerinin Bozulmadan Kayda Alınması
- Olay yeri ve hasar, mümkün olan en erken anda tarih bilgisi görünecek şekilde görüntülenir.
- Kolluk tutanağı, kaza tespit tutanağı veya işyeri olay kaydı temin edilir.
- Görgü tanıklarının kimlik ve iletişim bilgileri o gün not edilir.
- Kamera kayıtları için, silinme süresi dolmadan yazılı talep yapılır.
- Sağlık başvurusu varsa ilk muayene raporu dosyaya alınır.
Kusurun Paylaştırılması ve Karşı Kusur İtirazı
Davalı tarafın en sık kullandığı savunma, zarar görenin kendi davranışının zarara katkıda bulunduğu iddiasıdır. Bu itiraz beklenmeli ve baştan karşılanmalıdır. Trafik, iş kazası veya yapı kaynaklı zararlarda teknik rapor kusur oranını belirlediğinden, rapordan önce dosyaya sunulan belgelerin kapsamı sonucu doğrudan etkiler.
İlliyet Bağının Kopma Noktaları
Zarar ile fiil arasındaki bağ, araya giren başka bir sebep veya araya giren zamanla tartışmalı hâle gelebilir. Özellikle sağlık zararlarında, mevcut rahatsızlığın olaydan önce de bulunup bulunmadığı gündeme gelir. Bu tartışmayı kapatan şey, olaydan hemen önceki ve sonraki döneme ait tıbbi kayıtların karşılaştırılabilir biçimde sunulmasıdır.
Zamanaşımını Erken Hesaplayın
Haksız fiilde zamanaşımı, zararın ve failin öğrenilmesine bağlı olarak işlemeye başlar; fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa daha uzun bir süre gündeme gelebilir. Bu ihtimalin baştan değerlendirilmesi, ceza dosyasının beklenmesi ile hukuk davasının açılması arasındaki tercihi belirler. Sürenin hangi tarihte başladığını gösteren belgeler dosyada hazır tutulmalıdır.
Bu açıklamalar genel bilgi amaçlıdır. Zararın türü, tarafların sıfatı ve olayın gerçekleştiği ortam değiştikçe ispat yükü de yer değiştirebileceğinden, talebin somut dosya üzerinden değerlendirilmesi gerekir.