Haksız fiilden doğan zararın tazmininde davanın kaderi çoğu kez ilk haftalarda belirlenir. Olay yerinin, hasarın ve zararın kaynağının kaydedilmediği; karşı tarafa usulüne uygun bildirim yapılmadığı dosyalarda, yıllar sonra açılan dava haklı olsa bile ispatsız kalır. 6098 sayılı TBK'nın haksız fiil hükümleri, zararı öğrenme anını hem zamanaşımının hem de talep içeriğinin merkezine koyar.
Zararı Öğrenme Anını Belgeleyin
Zamanaşımı, zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren işlemeye başlar; bu öğrenme anının somut bir belgeye bağlanması, ileride yapılacak zamanaşımı defini karşılamanın en güçlü yoludur. Tutanak, hastane kaydı, ekspertiz raporu veya yazışma tarihi bu işlevi görür. Fiil aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa, ceza zamanaşımının daha uzun olması nedeniyle tazminat talebinin de bundan yararlanabileceği unutulmamalıdır; ancak bu değerlendirme fiilin nitelendirilmesine bağlıdır.
İhbarın Hukuki İşlevi
- Karşı tarafı temerrüde düşürerek faiz başlangıcını öne çeker.
- Zararın kapsamını ve talebin içeriğini tarihli biçimde kayda geçirir.
- Sigorta ilişkisi varsa poliçedeki bildirim yükümlülüğünü yerine getirir.
- Sonraki uzlaşma görüşmelerinde tarafların pozisyonunu netleştirir.
Bildirim Aracının Seçimi
Noter ihtarnamesi, tebliğ tarihini tartışmasız hale getirdiği için tercih edilir; ancak her durumda zorunlu değildir. Ticari ilişkide KEP üzerinden yapılan bildirim de güçlü delil oluşturur. Buna karşılık salt telefon görüşmesi veya anlık mesaj, tek başına bildirim ispatı için zayıf kalabilir. Tüketici işleminden kaynaklanan bir zarar söz konusuysa 6502 sayılı TKHK'nın öngördüğü başvuru yolları ile genel haksız fiil talebi arasındaki ilişki de baştan kurulmalıdır.
Talep Kalemlerini Ayrıştırmak
- Fiilî zarar: onarım, ikame, tedavi ve belgeye dayanan doğrudan giderler.
- Kazanç kaybı: gelir kaybını gösteren bordro, fatura veya defter kayıtları.
- Manevi zarar: kişilik hakkı ihlalinin ağırlığını ortaya koyan olgular.
- Faiz: türü ve başlangıç tarihi, ihtar tarihine bağlanarak açıkça belirtilmelidir.
6100 sayılı HMK uyarınca belirsiz alacak veya kısmi dava tercihinin sonradan ıslah imkânını etkilediği, bu tercihin zararın hesaplanabilirliğine göre yapılması gerektiği gözden kaçırılmamalıdır.
Son Söz
Yukarıdakiler genel bilgilendirme niteliğindedir. Zamanaşımı süresi fiilin niteliğine ve taraflar arasındaki ilişkiye göre değişebileceğinden, talebinizi ileri sürmeden önce olay özelinde bir değerlendirme yaptırmanız uygun olur.