İçeriğe geç
AC

Haksız Fiil ve Sözleşme Yorumu Kesiştiğinde Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir?

25 Mart 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 70 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Aynı olay hem bir sözleşmenin ihlali hem de haksız fiil olarak nitelendirilebiliyorsa, davacının seçtiği hukuki niteleme yalnızca esası değil yetkiyi de etkiler. Bu kesişim alanında yapılan hatalar, dosyanın esas incelemesine geçilmeden yetki yönünden sonuçlanmasına yol açabilir.

İki Sorumluluk Türünün Farklı Bağlantıları

TBK sisteminde sözleşmeden doğan sorumluluk ile haksız fiil sorumluluğu farklı şartlara bağlanmıştır. Kusurun ispatı, zamanaşımı süresi ve ispat yükü bakımından bu iki yol birbirinden ayrılır. Yetki bakımından da durum aynıdır: HMK genel kuralı davalının yerleşim yeri mahkemesini yetkili kılarken, sözleşmeden doğan davalar ve haksız fiile dayanan davalar için ek yetki imkânları öngörülmüştür. Davacının hangi yolu seçtiği, dilekçede açıkça belirtilmeli ve seçim gerekçelendirilmelidir.

Yetki Sözleşmesinin Sınırları

Ticari ilişkilerde taraflar yetkili mahkemeyi sözleşmeyle belirleyebilir. Ancak bu imkân sınırsız değildir. Tarafların tacir veya kamu tüzel kişisi olmadığı ilişkilerde yetki sözleşmesi geçerli sayılmaz; TKHK kapsamına giren bir tüketici işleminde ise tüketici aleyhine sonuç doğuran yetki kayıtları uygulanamaz. Sözleşmede yer alan bir yetki maddesinin varlığı, tek başına o mahkemenin yetkili olduğu anlamına gelmez; maddenin geçerlilik şartları ayrıca denetlenmelidir.

Sözleşme Yorumu Uyuşmazlığın Merkezine Geldiğinde

  • Tarafların gerçek ve ortak iradesinin, kullanılan sözcüklerden önce araştırılması gerekir
  • Sözleşme öncesi yazışmalar, teklif ve şartname metinleri yorumun dayanağı olarak sunulmalıdır
  • Tarafların sözleşmeyi uygulama biçimi, hükmün nasıl anlaşıldığını gösteren güçlü bir veridir
  • Genel işlem koşulu niteliğindeki hükümler ayrıca denetime tabidir
  • Belirsiz kalan ifadelerin, hükmü kaleme alan taraf aleyhine yorumlanabileceği gözetilmelidir

Usule Aykırı İşlem Riskini Azaltmak

  1. Dava dilekçesinde hukuki niteleme tek bir çerçeveye oturtulur; terditli talep kurulacaksa sıralaması açıkça yazılır.
  2. Yetkiye dayanak yapılan bağlantı noktası, dilekçenin başında delilleriyle birlikte gösterilir.
  3. Zamanaşımı savunmasıyla karşılaşma ihtimaline karşı, kesilme ve durma sebepleri önceden hazırlanır.
  4. Zarar kalemleri ölçülebilir biçimde ayrıştırılır; fiilî zarar ile yoksun kalınan kâr ayrı gösterilir.
  5. Delil listesi, sözleşme ilişkisi ve haksız fiil unsurları için ayrı ayrı düzenlenir.

Yetki İtirazıyla Karşılaşınca İzlenecek Yol

Yetki itirazı süresinde ileri sürülmüşse, tartışma dosyanın esasına girilmeden çözülür. Bu aşamada davacının yapması gereken, seçtiği bağlantı noktasını olgularla desteklemektir. İtiraz kabul edilirse dosyanın gönderileceği mahkeme ve bu geçiş sırasında yapılması gereken usul işlemleri için ayrı bir takvim kurulmalıdır; bu adımın atlanması davanın açılmamış sayılmasına yol açabilir.

Buradaki açıklamalar yönlendirici bir çerçeve sunar. Sözleşmenin metni, tarafların sıfatı ve zararın doğduğu yer sonucu değiştirebileceğinden, dava açılmadan önce belgelerin bir hukukçu tarafından değerlendirilmesi uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla