İçeriğe geç
AC

Tazminat Taleplerinde Arabuluculuk: Dava Şartı mı, Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir?

26 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 65 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Tazminat talebiyle yola çıkan çoğu dosyada ilk kritik karar, doğrudan dava açmak ile önce arabulucuya başvurmak arasında verilir. Bu tercih serbest bir strateji meselesi değildir: TBK kapsamındaki talebin dayanağı ve uyuşmazlığın niteliği, arabuluculuğun dava şartı olup olmadığını belirler. Yanlış tercih, açılan davanın esasa girilmeden usulden reddiyle sonuçlanabilir.

Önce Nitelendirme: Talep Neye Dayanıyor

Aynı olaydan doğan zarar, sözleşmeye aykırılığa da haksız fiile de dayandırılabilir. Bu nitelendirme yalnızca ispat yükünü değil, zamanaşımını ve görevli mahkemeyi de etkiler. Sözleşmesel sorumlulukta borçlunun kusursuzluğunu ispatlaması beklenirken, haksız fiilde kusurun ispatı kural olarak zarar görene düşer. Dilekçede her iki dayanağın kademeli biçimde ileri sürülmesi mümkündür ve çoğu dosyada isabetlidir.

Arabuluculuk Dava Şartı Kapsamı

  • Ticari nitelikteki alacak ve tazminat uyuşmazlıklarında arabulucuya başvurmuş olmak dava şartıdır.
  • Tüketici işlemlerinden doğan ve hakem heyeti sınırının üzerindeki uyuşmazlıklar için de dava öncesi arabuluculuk aranır.
  • Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar dava şartı arabuluculuk kapsamındadır.
  • Buna karşılık, kişilik haklarına saldırıdan doğan bazı talepler ile çekişmesiz yargı işleri bu kapsam dışında kalır.

Kapsam dışı olduğu halde arabulucuya gidilmesi davayı sakatlamaz; ancak kapsam içinde olduğu halde doğrudan dava açılması, davanın usulden reddine yol açar. Bu nedenle tereddüt halinde arabuluculuk başvurusu yapmak düşük riskli seçenektir.

Yetki Analizi

Genel yetki kuralı davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Haksız fiilden doğan taleplerde ise fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir. Sözleşmeden doğan davalarda ifa yeri mahkemesi seçenek olarak eklenir. Bu seçimlik yetki, tanık ve keşif ihtiyacı gözetilerek kullanılmalıdır; delilin bulunduğu yerde açılan dava, yargılamayı belirgin biçimde hızlandırır.

Arabuluculuk Aşamasını Verimli Kullanmak

Süreç yalnızca bir formalite olarak görüldüğünde ilk toplantıda anlaşamama tutanağı düzenlenip geçilir. Oysa bu aşama, karşı tarafın savunma hattını ve mali kapasitesini görmek için elverişlidir. Talep, tek bir toplu rakam yerine kalemlere ayrılarak sunulduğunda müzakere edilebilir hale gelir. Anlaşma sağlanırsa düzenlenen belgenin icra edilebilirlik şerhi alınabilir niteliği, tahsil aşamasında önemli avantaj sağlar.

Usule Aykırı Adımların Sonucu

En sık karşılaşılan hata, arabuluculuk başvurusunun yanlış tarafa yöneltilmesidir. Anlaşamama tutanağında yer alan taraf ile davalı sıfatı örtüşmediğinde dava şartı yerine getirilmemiş sayılabilir. Aynı şekilde, tutanağın dilekçe ekine konulmaması da eksiklik doğurur. Başvuru öncesinde sorumluluğun kimde olduğunun netleştirilmesi bu riski büyük ölçüde ortadan kaldırır.

Yukarıdaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir; talebin dayanağı ve tarafların sıfatı sonucu doğrudan etkiler. Dava öncesinde dosyanıza özgü bir değerlendirme yaptırmanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla