İçeriğe geç
AC

Tazminat Hesabı ve Dava Açılacak Mahkeme: Belirsiz Alacak Tercihinin Usul Sonuçları

6 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 73 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Sözleşmeden veya haksız fiilden doğan tazminat taleplerinde davanın kaderini çoğu zaman hesabın kendisi değil, hesabın dava dilekçesinde nasıl kurulduğu belirler. Talep türünün yanlış seçilmesi, doğru hesaplanmış bir zararı bile kısmen zamanaşımına uğratabilir. TBK, HMK ve TKHK ekseninde bu rehber, görevli mahkemenin belirlenmesini ve usule aykırı işlem kaynaklı kayıpları ele alır.

Görevli Mahkeme Nasıl Belirlenir

Tazminat davasında görev, tarafların sıfatına ve ilişkinin niteliğine bağlıdır. Taraflardan biri tüketici sıfatı taşıyorsa uyuşmazlık tüketici yargısına, ilişki her iki taraf için ticari nitelikteyse asliye ticaret mahkemesine, bunların dışında kalan hallerde asliye hukuk mahkemesine aittir. Ticari dava niteliği belirlendiğinde konusu para alacağı olan talepler bakımından dava şartı arabuluculuk aşaması devreye girer; bu aşama tamamlanmadan açılan dava usulden reddedilir. Görev kamu düzenindendir ve mahkemece resen gözetilir.

Yetki Kuralında Seçimlik İmkân

Kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Sözleşmeden doğan taleplerde sözleşmenin ifa edileceği yer, haksız fiilde ise fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yer mahkemesi de seçimlik olarak kullanılabilir. Bu seçim yalnızca kolaylık meselesi değildir; delillerin bulunduğu yer, keşif ihtimali ve tanıkların bulunduğu şehir birlikte değerlendirilerek yapılmalıdır.

Belirsiz Alacak, Kısmi Dava ve Tam Dava

  • Belirsiz alacak: Alacağın miktarı davacıdan beklenemeyecek şekilde belirsizse tercih edilir; bilirkişi raporu sonrası talep artırımı mümkündür
  • Kısmi dava: Alacak belirli olmakla birlikte bir bölümü için açılır; kalan kısım bakımından zamanaşımının kesilmesi tartışmalı sonuçlar doğurabilir
  • Tam dava: Miktarın hesaplanabildiği hallerde en güvenli yoldur, ancak harç yükü baştan doğar

Belirlenebilir bir alacağın belirsiz alacak davası olarak açılması, hukuki yarar yokluğu değerlendirmesine yol açabilir. Bu nedenle dosya açılmadan önce elde bulunan verilerle miktarın hesaplanıp hesaplanamayacağı dürüstçe test edilmelidir.

Hesabın Belgeye Bağlanması

  1. Zarar kalemleri fiili zarar, yoksun kalınan kâr ve manevi zarar olarak ayrı başlıklarda gösterilir.
  2. Her kalem için dayanak belge numaralandırılarak dilekçeye bağlanır.
  3. Faiz türü ve başlangıç tarihi ayrıca ve gerekçesiyle belirtilir; temerrüt anı ihtarnameyle belgelenir.
  4. Müterafik kusur ihtimali baştan değerlendirilir ve savunmaya karşı hazırlık yapılır.
  5. Bilirkişi raporuna itiraz süresi takvimlenir; itirazlar rapordaki sayfa ve satıra atıfla yazılır.

Bu içerik genel çerçeve sunmaktadır. Sözleşmenin metni, zararın doğuş anı ve tarafların sıfatı sonucu doğrudan etkilediğinden, dava açılmadan önce dosyaya özgü bir değerlendirme yapılması gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla