Sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda taraflar çoğu zaman ne konuşulduğu konusunda değil, ne kararlaştırıldığının nasıl gösterileceği konusunda tıkanır. TBK ve HMK sisteminde belirleyici olan şey, iddianın haklılığı kadar iddianın hangi delille ortaya konabileceğidir. Bu nedenle strateji, dilekçe yazımından önce ispat yükünün kimde olduğunun belirlenmesiyle başlar.
İlk Soru: Neyi Kim İspatlayacak?
Kural olarak bir hakkın varlığını ileri süren taraf onu ispatla yükümlüdür. Ancak borcun doğduğu kabul edildikten sonra ödendiğini ya da sona erdiğini savunan taraf bu savunmasını ispatlar. Bu ayrım basit görünse de dosyanın tamamını şekillendirir: alacaklı sözleşmenin kurulduğunu ve ediminin ifa edildiğini gösterirken, borçlu ödemeyi, ibrayı ya da ifa imkânsızlığını göstermek zorundadır. Her iki tarafın hangi kalemden sorumlu olduğu baştan tabloya dökülmelidir.
Senetle İspat Kuralı ve Sınırları
Belirli bir değerin üzerindeki hukuki işlemlerin senetle ispatı kuralı, sözlü anlaşmalara dayanan dosyaların en zayıf noktasıdır. Bu noktada devreye giren kavram yazılı delil başlangıcıdır: iddia edilen işlemin varlığını tam olarak ispatlamasa da onu muhtemel gösteren ve karşı taraftan sadır olan bir belge, tanık dinlenmesinin yolunu açabilir. Bu nedenle karşı tarafça gönderilmiş kısa bir e-posta, imzalı bir teslim fişi ya da bir dekont açıklaması, dosyada göründüğünden çok daha kritik bir işlev görebilir.
Elektronik Yazışmaların Değeri
Uygulamada en çok tartışılan materyal mesajlaşma ve e-posta kayıtlarıdır. Bu kayıtların dosyada iş görmesi için:
- Yazışmanın kime ait hesaptan geldiği belirlenebilir olmalıdır.
- Kayıt bütünlüğü bozulmadan, kesintisiz biçimde sunulmalıdır.
- Yazışmanın tarihi, sözleşmenin kurulma ve ifa dönemiyle örtüşmelidir.
- İnkâr hâlinde cihaz üzerinde inceleme yapılabilmesi mümkün olmalıdır.
Temerrüt ve Zararın Belgelenmesi
Sözleşmeye aykırılık kanıtlansa bile, talep edilen tutarın dayanağı gösterilmezse sonuç eksik kalır. Bu nedenle ihtarnamenin tebliğ belgesi, ödenmeyen kalemlerin dökümü, ikame masrafları ve gecikmeden doğan somut kayıplar ayrı ayrı belgelenmelidir. Karşı taraf tüketici konumundaysa TKHK kapsamındaki hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağı, görevli mercii bakımından baştan değerlendirilmelidir.
Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir. Sözleşmenin türü, tarafların sıfatı ve işlem değeri ispat rejimini değiştirebileceğinden, talep ileri sürülmeden önce mevcut belgelerin hukuki değerinin incelenmesi önerilir.