İçeriğe geç
AC

Sözleşmeye Aykırılıkta Delil Kurgusu: İhtar, Yazılı Delil ve Zamanaşımı

25 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 73 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Sözleşmeye aykırılık iddiasının kaderi, ihlalin ağırlığından çok ihlalin belgelenebilirliğine bağlıdır. Bu rehber, TBK çerçevesindeki bir uyuşmazlıkta delil kurgusunun ihtar aşamasından itibaren nasıl inşa edileceğini ele alır.

Temerrüt Doğmadan Talep Doğmaz

Birçok dosyada asıl kayıp, mahkeme aşamasında değil ihtar aşamasında yaşanır. Belirli vadeli bir edim yoksa borçlunun temerrüde düşmesi için ihtar gerekir; ihtarın içeriği ise sonraki bütün talepleri şekillendirir. İhtarda hangi edimin, hangi sözleşme hükmüne dayanarak, hangi süre içinde yerine getirilmesinin istendiği açıkça yazılmalıdır. Süre verilmeden gönderilen ya da talebi belirsiz bırakan bir ihtar, dönme veya tazminat taleplerinin dayanağını zayıflatır. İhtarın tebliğ tarihini gösteren belge, dosyanın en kritik evrakıdır.

Yazılı Delil Kuralı ve Sınırları

HMK, belirli bir parasal sınırı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatlanmasını arar; bu sınır her yıl güncellenir. Sınırın üzerindeki bir işlemin varlığı tanıkla ispatlanamaz. Ancak bu kuralın istisnaları vardır ve dosyanın kurtarılması çoğu zaman bu istisnalar üzerinden mümkün olur:

  • Karşı tarafın tanık dinlenmesine açık muvafakat etmesi,
  • Elde bir delil başlangıcı niteliğinde belgenin bulunması,
  • İşlemin niteliği gereği senet alınmasının beklenemeyeceği hâller.

Elektronik Yazışmanın İspat Değeri

Ticari hayatın büyük bölümü artık elektronik posta ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden yürüdüğünden, bu kayıtların dosyaya nasıl konulacağı ayrı bir teknik sorundur. Yalnızca ekran görüntüsü sunulması, karşı tarafın içeriği inkâr etmesi hâlinde tartışmayı bilirkişi incelemesine taşır. Bu nedenle kayıtların kaynak cihazda korunması, üstverilerin bozulmaması ve gerektiğinde tespit yoluyla kayıt altına alınması önem taşır. Tüketici tarafın bulunduğu ilişkilerde TKHK kapsamındaki bilgilendirme yükümlülüğüne ilişkin yazışmalar ayrıca ayrıştırılmalıdır.

Zamanaşımı ve Talep Sıralaması

TBK bakımından alacaklarda kural olarak on yıllık genel zamanaşımı uygulanırken, kira bedeli ve faiz gibi dönemsel edimler ile bazı özel alacaklarda beş yıllık süre söz konusudur. Zamanaşımı def'i re'sen dikkate alınmadığından, davalı tarafın bu def'iyi süresinde ileri sürüp sürmediği ayrıca izlenmelidir. Talep sıralamasında ise aynen ifa, dönme, bedel indirimi ve tazminat arasındaki seçimin sonuçları farklıdır; bir seçimlik hak kullanıldıktan sonra diğerine geçilmesi her zaman mümkün olmaz.

Buradaki değerlendirmeler genel niteliktedir. Sözleşme metnindeki özel hükümler bu çerçeveyi tamamen değiştirebileceğinden, ihtar gönderilmeden önce sözleşmenin bütün hâlinde okunması ve hukuki görüş alınması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla