Sözleşmenin ihlal edildiği durumlarda hakların çoğu, doğrudan dava açmakla değil, önce usulüne uygun bir bildirimde bulunmakla kullanılabilir hâle gelir. Bildirim atlandığında ya da yanlış içerikle gönderildiğinde, esasta haklı olan taraf usul nedeniyle sonuç alamaz. Bu rehber sözleşme ihlali hâlinde ihbar ve ihtar adımlarını sıraya koymaktadır.
Bildirim neden sadece bir uyarı değildir
TBK düzeninde borçlunun temerrüde düşürülmesi, çoğu ilişkide alacaklının seçimlik haklarını kullanabilmesinin ön koşuludur. Bildirimin işlevi karşı tarafı bilgilendirmekten ibaret değildir; sürelerin başlangıcını belirler, edimin ifa edilmediğini kayda geçirir ve sonraki aşamada hangi hakkın seçildiğini gösterir. Bu nedenle metin, duygusal bir şikâyet değil, hukuki sonuca yönelmiş bir irade açıklaması olarak yazılmalıdır.
İhtarnamede bulunması gereken unsurlar
- Sözleşmenin tarihi, tarafları ve ihlal edilen edimin açık tanımı
- Hangi tarihte, hangi davranışla ihlalin gerçekleştiği
- İfa için verilen uygun süre ve bu sürenin son günü
- Süre sonunda hangi hakkın kullanılacağının açıkça bildirilmesi
- Talep edilen tutar varsa hesabının nasıl yapıldığı
Özellikle son madde ihmal edilir: "gereğinin yapılmasını" istemekle yetinen bir ihtar, hangi seçimlik hakkın kullanıldığını göstermediği için sonraki aşamada tartışma yaratır.
Ayıp ihbarında zamanın rolü
Teslim edilen şeyin ayıplı olduğu hâllerde ihbarın gecikmesi, ayıbın kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurabilir. Tüketici işlemlerinde TKHK ayıptan sorumluluk bakımından iki yıllık bir süre öngörür; ancak bu süre, ayıbın fark edilir edilmez bildirilmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Gizli ayıplarda ise farkına varıldığı anın belgelenmesi belirleyicidir.
Gönderim biçimi ve ispat
İhtarın noter aracılığıyla gönderilmesi, içeriğinin ve gönderim tarihinin ispatını kolaylaştırır. Elektronik posta veya mesajlaşma uygulamasıyla yapılan bildirimlerde ise ulaştığının gösterilmesi ayrı bir sorundur. Sözleşmede bildirim adresi ve yöntemi kararlaştırılmışsa, o yönteme uyulmaması bildirimi geçersiz kılabilir; bu ayrıntı çoğu zaman sözleşmenin son maddelerinde yer alır ve gözden kaçar.
Dava aşamasına geçerken
HMK uyarınca iddiaların ve delillerin dilekçeler aşamasında ortaya konulması gerekir. Gönderilen ihtar ile açılan davadaki talebin birbirini tutmaması, savunmanın en kolay hedefidir. Bu nedenle ihtar metni yazılırken, sonunda hangi davanın açılacağı zaten belirlenmiş olmalıdır.
Yukarıdakiler genel bilgilendirme niteliğindedir; sözleşme tipi, tarafların sıfatı ve kararlaştırılan özel hükümler izlenecek yolu değiştirebilir. İhtar göndermeden önce metni bir hukukçuya kontrol ettirmeniz, sonradan telafisi güç hataların önüne geçer.