Sözleşmeye aykırılık halinde hakkın kendiliğinden doğduğu düşünülür; oysa TBK sisteminde çoğu talep, karşı tarafa yapılacak bildirime bağlıdır. İhbarın zamanı ve içeriği yanlış kurulduğunda, haklı taraf usul nedeniyle zayıf duruma düşer.
Önce Aykırılığın Türünü Belirlemek
Yapılacak bildirim, aykırılığın niteliğine göre değişir. Edimin hiç yerine getirilmemesi, geç yerine getirilmesi ve ayıplı yerine getirilmesi birbirinden farklı sonuçlar doğurur. Teslim edilen malın ayıplı olduğu hallerde gözden geçirme ve durumu bildirme yükümlülüğü öne çıkarken, hiç ifa edilmeyen edimlerde temerrüdün kurulması esastır. Tüketici sıfatının bulunduğu ilişkilerde ise TKHK kapsamındaki koruyucu düzenlemeler ayrıca değerlendirilir.
Temerrüt Nasıl Kurulur
Kural olarak borçlunun temerrüde düşmesi için ihtar gerekir; sözleşmede kesin vade kararlaştırılmışsa ya da ifanın belirli bir anda yapılması gerektiği açıksa ihtara gerek kalmayabilir. Bu ayrım yapılmadan gönderilen bildirimler, sonradan hangi tarihte temerrüde düşüldüğü tartışmasını doğurur. İhtar metninde neyin, ne zamana kadar ve hangi koşulla istendiği açıkça yazılmalıdır. Bildirimin ulaştığını kanıtlayan bir yöntemle gönderilmesi, sonraki aşamanın tamamını taşır.
Süre Verme ve Seçimlik Haklar
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde alacaklı, temerrüt sonrasında kural olarak uygun bir süre verir. Bu sürenin sonunda önünde birden fazla yol açılır: ifayı ve gecikme zararını istemek, ifadan vazgeçip zararın karşılanmasını istemek ya da sözleşmeden dönmek. Bu seçim geri dönülemez sonuçlar doğurduğundan, bildirimde tercihin açıkça belirtilmesi gerekir. Sürekli edimli sözleşmelerde ise dönme yerine ileriye etkili fesih söz konusu olur; bu ayrımın karıştırılması hesaplaşmanın tamamını etkiler.
Bildirim Takviminin Kaydı
- Aykırılığın fark edildiği tarih ve bunu gösteren kayıt
- Karşı tarafa yapılan ilk yazılı uyarı ve ulaştığı tarih
- Verilen sürenin başlangıç ve bitiş tarihi
- Seçimlik hakkın kullanıldığına ilişkin bildirim
- Zararın hesabına esas alınan belgeler ve tarihleri
Masada Çözmek mi, Yargıya Gitmek mi
Ticari veya kişisel ilişkinin devam etmesi bekleniyorsa ve tartışma tutar farkına indirgenebiliyorsa, karşılıklı görüşmeyle kapatmak genellikle daha az maliyetlidir. Buna karşılık karşı taraf bildirimleri yanıtsız bırakıyorsa, malvarlığını elden çıkarma emaresi varsa veya zamanaşımı riski yaklaşıyorsa beklemek doğrudan kayıp üretir. Bu durumda HMK kapsamındaki geçici koruma imkânlarının değerlendirilmesi, alacağın tahsil edilebilirliğini korumak bakımından önem taşır.
Kısa Bilgilendirme
Bu içerik genel niteliktedir. Sözleşmenizin türü ve kararlaştırılan özel hükümler yapılacak bildirimi değiştirebileceğinden, ihtar göndermeden önce metni bir hukukçuya kontrol ettirmeniz yerinde olur.