İçeriğe geç
AC

Sözleşme İhlalinde Yorum Uyuşmazlığı: Yetkili Mahkeme ve Zamanaşımı Tuzağı

25 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 72 görüntülenme Son güncelleme: 7 Ağustos 2026

Sözleşmeden doğan uyuşmazlıkların önemli bir kısmı, tarafların aynı hükmü farklı okumasından kaynaklanır. Teslim tarihinin bağlayıcı mı yoksa tahmini mi olduğu, cezai şartın tek başına mı yoksa zararla birlikte mi istenebileceği, fesih bildiriminin hangi anda hüküm doğurduğu gibi sorular, çoğu zaman metnin kendisinde açıkça yazmaz. TBK'nın yorum ilkeleri burada devreye girer: sözleşme, tarafların gerçek ve ortak iradesine göre değerlendirilir; kullanılan sözcüklerin yanlış seçilmiş olması bu iradeyi geri plana atmaz.

Yorumun Dayanağını Kim Kurar?

Gerçek iradenin ispatı, metin dışındaki verilerle yapılır. Sözleşme öncesi yazışmalar, teklif ve revize edilmiş taslaklar, taraflar arasındaki önceki uygulamalar ve faturalandırma alışkanlığı bu kapsamdadır. Standart hükümler karşı tarafça hazırlanmışsa, açık olmayan ifadenin düzenleyen aleyhine yorumlanması gündeme gelir. Genel işlem koşulları bakımından ise, karşı tarafın menfaatine aykırı ve beklenmedik nitelikteki hükümlerin denetimi ayrı bir tartışma başlığıdır.

Yetki Kuralları ve Yetki Sözleşmesinin Sınırı

HMK'nın genel kuralına göre dava, davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Sözleşmeden doğan davalarda ise sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkilidir; bu seçimlik bir imkândır. Sözleşmeye konulan yetki kaydı ise yalnızca tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında geçerlidir. Bu sınır gözden kaçtığında, ticari olmayan bir ilişkide yetki kaydına dayanılarak açılan dava usulden reddedilir ve yeniden dava açılana kadar geçen sürede zamanaşımı riski büyür.

Arabuluculuk Dava Şartını Atlamamak

Ticari nitelikteki alacak ve tazminat uyuşmazlıklarında arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu adım atlanırsa dava, esasa girilmeden usulden reddedilir. Süreç planlanırken şu sıra korunmalıdır:

  1. İhlalin ve talebin yazılı ihtarla karşı tarafa bildirilmesi
  2. Zararın kalem kalem hesaplanması ve belgelendirilmesi
  3. Arabuluculuk başvurusu ve son tutanağın alınması
  4. Anlaşmama hâlinde yetkili mahkemede dava

Zamanaşımının Başlangıç Anı

Sözleşmeden doğan alacaklarda kural olarak genel zamanaşımı süresi uygulanır; bazı ilişki tipleri için ise daha kısa süreler öngörülmüştür. Asıl sorun sürenin uzunluğu değil, başlangıç anının tespitidir. Sürekli edimli sözleşmelerde her dönemsel edim için ayrı bir başlangıç söz konusu olabilir; ayıplı ifada ise sürenin ihbar tarihiyle ilişkisi tartışılır. Bu nedenle uyuşmazlık dosyasında ilk yapılması gereken, ihlalin tarihinin bir zaman çizelgesine oturtulmasıdır.

Yukarıdaki değerlendirmeler genel bir çerçeve sunar; sözleşmenizin lafzı sonucu tümüyle değiştirebilir. Metni bir hukukçuya inceletmeden fesih veya dava adımı atmamanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla