Sözleşmeye aykırılık dosyalarında talep çoğu zaman haklıdır; kaybedilen davaların önemli bölümü ise hesabın yanlış kurulmasından veya dava öncesi usul basamaklarının atlanmasından kaynaklanır. TBK ve HMK çerçevesinde tazminat talebinin ayakta kalması için zararın kalemlere bölünmesi, temerrüdün belgelenmesi ve dava türünün bilinçli seçilmesi gerekir. Aşağıdaki rehber bu üç ekseni pratik kontrol noktalarına indirger.
Talebin Hukuki Dayanağını Baştan Kurmak
Alacaklının borçlu temerrüde düştüğünde kullanabileceği seçimlik haklar birbirinden farklı sonuçlar doğurur. Aynen ifa ile birlikte gecikme zararı istenmesi, sözleşmeden dönülerek menfi zarar istenmesinden farklı bir hesap tablosu gerektirir. Dilekçede bu tercihin belirsiz bırakılması, ıslah imkânı olmayan aşamalarda talebin daralmasına yol açar.
Zararı Kalemlere Ayırmak
- Doğrudan uğranılan fiili zarar ve belgelenebilir ödemeler
- Yoksun kalınan kâr bakımından ticari defter ve fatura dayanağı
- İkame tedarik yapıldıysa fiyat farkının belgesi
- Cezai şart öngörülmüşse indirim tartışmasına karşı gerekçe
- Faiz türü, başlangıç tarihi ve talep edilen oranın sözleşmedeki karşılığı
Temerrüt ve İhtar Zincirini Belgelemek
Süreye bağlı edimlerde ihtara gerek olmayan haller ile ihtarın zorunlu olduğu haller ayrılmalıdır. İhtar çekilmişse tebliğ tarihi, verilen mehil ve mehlin bitiş günü tek bir tabloda tutulmalıdır. Elektronik yazışmayla yapılan bildirimlerin sözleşmedeki bildirim maddesine uygun olup olmadığı ayrıca kontrol edilmelidir; sözleşme yazılı bildirim öngörüyorsa mesajlaşma kaydı tek başına tartışmalı kalır.
Dava Öncesi Usul Eşikleri
- Uyuşmazlık ticari nitelikteyse ve konusu para alacağıysa arabuluculuğun dava şartı olup olmadığı denetlenir.
- Tüketici işlemi söz konusuysa TKHK kapsamındaki başvuru merci ayrımı yapılır.
- Zamanaşımı süresinin hangi tarihte işlemeye başladığı yazılı olarak tespit edilir.
- Alacak miktarı tam belirlenemiyorsa belirsiz alacak ya da kısmi dava tercihi gerekçelendirilir.
- Yetki ve tahkim şartı bulunup bulunmadığı sözleşme metninden doğrulanır.
Bilirkişi Aşamasına Hazırlık
Hesap uyuşmazlıklarında dosyanın kaderi çoğu zaman bilirkişi raporunda belirlenir. Bu nedenle ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, dayanak belgelerin tarih sırasına göre klasörlendiği ve rapora itiraz süresinin takvimlendiği baştan planlanmalıdır. Rapora süresinde itiraz edilmemesi, sonradan giderilmesi güç bir usul kaybıdır.
Bu metin genel bilgilendirme amacı taşır. Sözleşmenin türü ve tarafların sıfatı hesabı doğrudan etkilediğinden, somut dosyada talep kurulmadan önce hukuki destek alınması yerinde olur.