Sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat taleplerinde iki ayrı hata birbirini besler: talebin hangi mahkemeye ait olduğunun yanlış belirlenmesi ve istenen tutarın ölçülebilir biçimde kurulmaması. Birincisi dosyayı başa döndürür, ikincisi haklı bir talebin kısmen reddine yol açar. Bu rehber TBK, HMK ve TKHK ekseninde her iki riski birlikte ele alıyor.
İlişkinin Niteliği Mahkemeyi Belirler
Aynı sözleşme metni, tarafların sıfatına göre farklı mahkemelere gidebilir. Karşı taraf tüketici sıfatını taşıyorsa uyuşmazlık tüketici mercilerinin alanına girer ve parasal sınır altında kalan talepler için hakem heyeti basamağı işletilir. Her iki taraf tacir ise ve iş ticari işletmeyle ilgiliyse ticaret mahkemesi devreye girer, konusu para alacağı olan taleplerde arabuluculuk dava şartıdır. Bunların dışındaki genel nitelikli uyuşmazlıklar asliye hukuk mahkemesinde görülür. Nitelendirme baştan yapılmadığında dosya görevsizlik kararıyla aylar kaybeder.
Tazminat Kalemlerini Ayırmak
- Fiilen uğranılan zarar: Belgeyle gösterilebilen harcama ve kayıplar
- Yoksun kalınan kazanç: Sözleşme ifa edilseydi elde edilecek gelirin makul hesabı
- Cezai şart: Sözleşmede kararlaştırılmışsa, zararın ispatı gerekmeden istenebilen kalem
- Temerrüt faizi: Başlangıç tarihi ihtar veya vade ile belirlenen ek talep
- Sözleşmeden dönme hâlinde iade: Verilenlerin geri alınmasına ilişkin ayrı istem
Bu kalemlerin hepsi her dosyada bulunmaz; birbirinin yerine geçen talepler aynı anda istendiğinde çelişki doğar. Bu nedenle asıl ve terditli talep ayrımı dilekçede açıkça kurulmalıdır.
Temerrüdün Tarihini Sabitlemek
Faiz ve zarar hesabının başlangıcı, borçlunun ne zaman temerrüde düştüğüne bağlıdır. Vade belliyse tarih kendiliğinden işler; belli değilse ihtarın ulaştığı an esas alınır. Bu nedenle ihtarnamenin tebliğ şerhi, hesabın en kritik belgesidir. İhtar çekilmeden açılan davada faiz talebi beklenenden geç bir tarihten başlayabilir.
Miktarı Belirlerken
- Zararın tam miktarı şimdiden belirlenebiliyor mu, yoksa belirsiz mi?
- Kısmi dava mı belirsiz alacak davası mı açılacağı bilinçli seçildi mi?
- Zamanaşımı süresi sözleşme tipine göre kontrol edildi mi?
- Karşı tarafın kusur oranı ve kendi kusurunuz hesaba yansıtıldı mı?
- Zararı azaltma yükümlülüğü kapsamında yapılanlar belgelendi mi?
Yukarıdaki başlıklar tipik bir denetim akışıdır; sözleşme tipi ve tarafların sıfatı sonucu değiştirir. Rakamı ve mahkemeyi belirlemeden önce sözleşmenizi bir hukukçuyla birlikte okumak, sonradan ıslah maliyetinden korur.