İçeriğe geç
AC

Tazminat Uyuşmazlıklarında Zorunlu Arabuluculuk: Dava Şartı ve Ret Riski

20 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 3 dk okuma 78 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Tazminat talepli davalarda esasa hiç girilmeden verilen usulden ret kararlarının önemli bir bölümü, arabuluculuk aşamasının hatalı yürütülmesinden kaynaklanır. TBK, HMK ve TKHK ekseninde hazırlanan bu rehber, arabuluculuğun hangi tazminat taleplerinde dava şartı olduğunu, sürecin nasıl belgelendirileceğini ve usule aykırı bir adımın davayı nasıl başlamadan bitirdiğini anlatır.

Önce sorulacak soru: bu talep dava şartına tabi mi

Arabuluculuk her tazminat talebi için zorunlu değildir. Belirleyici olan, uyuşmazlığın niteliği ve tarafların sıfatıdır. Ticari nitelikteki alacak ve tazminat talepleri ile tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıkların önemli bir kısmı dava şartı arabuluculuk kapsamındadır. Buna karşılık, hukuka aykırı fiilden doğan ve tarafların tacir sıfatı bulunmayan bazı talepler ile ihtiyati tedbir gibi geçici hukuki koruma başvuruları bu kapsam dışında kalabilir. Yanlış ayrım iki yönlü zarar verir: gereksiz arabuluculuk zaman kaybettirir, gerekli olduğu halde yapılmayan arabuluculuk ise davanın usulden reddine yol açar.

Süreç tutanağının içeriği neden bu kadar önemli

Arabuluculuk sonucu düzenlenen son tutanak, sadece bir formalite belgesi değildir; davanın kapsamını da belirler. Tutanakta uyuşmazlık konusu talepler dar tanımlanmışsa, sonradan açılan davada bu tanımın dışında kalan kalemler bakımından dava şartının yerine getirilmediği ileri sürülebilir. Bu nedenle başvuru formunda ve tutanakta şu unsurların yer alması gerekir:

  • Taraf sıfatları ve talebin dayandığı hukuki ilişki
  • Talep edilen tazminat kalemlerinin tümü, maddi ve manevi ayrımıyla
  • Görüşmeye katılım durumu ve katılmayan tarafın kim olduğu
  • Anlaşma sağlanamama sebebinin açıkça yazılması

Dava dilekçesindeki bir haftalık kesin süre tuzağı

Dava şartı arabuluculuğa tabi bir uyuşmazlıkta, son tutanağın aslı veya onaylı örneği dava dilekçesine eklenmezse mahkeme davayı doğrudan reddetmez; bir haftalık kesin süre verir. Bu süre çoğu zaman gözden kaçar ve bu kez telafisi olmayan bir usulden ret ortaya çıkar. Aynı şekilde, arabulucuya hiç başvurulmadan açılan davada mahkeme herhangi bir süre vermeksizin dava şartı yokluğundan ret kararı verebilir. Bu iki halin sonuçları birbirinden farklıdır ve karıştırılmamalıdır.

Anlaşma belgesinin hukuki gücü

Arabuluculuk sonunda anlaşma sağlanırsa düzenlenen belge, taraflar ve arabulucu tarafından imzalandığında ve avukatların katılımı gibi kanunda aranan şartlar gerçekleştiğinde ilam niteliğinde belge sayılabilir ve doğrudan icraya konulabilir. Ancak anlaşma metninin ödeme tarihi, gecikme halinde uygulanacak sonuç ve feragat edilen kalemler bakımından muğlak yazılması, alacaklıyı daha sonra yeni bir uyuşmazlığın içine sokar. Anlaşma metni, en az bir sözleşme kadar dikkatle kaleme alınmalıdır.

Süreçte zamanaşımının durumu

Arabuluculuk başvurusunun zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere etkisi, tazminat dosyalarında ayrıca kontrol edilmesi gereken bir başlıktır. Özellikle zamanaşımının dolmasına az kalan dosyalarda, başvurunun ne zaman yapıldığı ve sürecin ne zaman sona erdiği tarihleriyle birlikte kayda geçirilmelidir.

Değerlendirme notu

Buradaki açıklamalar genel niteliktedir. Talebin dava şartı kapsamına girip girmediği, sözleşmenin türüne ve tarafların sıfatına göre değişir. Arabuluculuk başvurusundan önce talebin hukuki nitelendirmesini bir hukukçuyla birlikte yapmanız, sonraki aşamada kaybedilecek zamanı baştan önler.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla