Tazminat uyuşmazlıklarında arabuluculuk çoğu zaman aşılması gereken bir formalite gibi görülür. Oysa bu aşamada tutulan tutanaklar, ileri sürülen rakamlar ve yapılan kabuller sonraki davanın seyrini doğrudan etkiler. Türk Borçlar Kanunu kapsamındaki sorumluluk tartışması ile usul mevzuatının öngördüğü ön aşama birlikte planlanmadığında, hem müzakere fırsatı hem de süre kaybedilir.
Zorunlu Aşama mı, Tercih mi
Konusu para alacağı olan ticari uyuşmazlıklar ile Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamındaki belirli uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartıdır; bu hâllerde süreç tamamlanmadan açılan dava usulden reddedilir. Buna karşılık haksız fiilden doğan her tazminat talebi aynı rejime tabi değildir. Bu ayrımın baştan yapılması gerekir, çünkü zorunlu olmadığı hâlde arabuluculuğa gidilmesi süreyi uzatabileceği gibi, zorunlu olduğu hâlde atlanması doğrudan ret sonucu doğurur.
Görüşmeye Hazırlıksız Gitmenin Bedeli
- Zararın kalemlere ayrılmadan tek bir yuvarlak rakamla sunulması
- Karşı tarafın kusur oranına ilişkin iddiasına belge yerine sözle karşılık verilmesi
- Faiz başlangıç tarihinin hiç konuşulmaması ve sonradan ihtilaf konusu olması
- Yetki verilmemiş bir temsilcinin masaya oturması
- Anlaşma sağlanamasa bile ortaya çıkan kabullerin not edilmemesi
Son Tutanağın İçeriği Neden Bu Kadar Önemli
Anlaşmama ile sonuçlanan bir görüşmede bile son tutanak, tarafların hangi konuda uzlaştığını ve hangi noktada ayrıldığını gösterir. Yalnızca anlaşma sağlanamadığı yazılan bir tutanak, sonraki aşamada hiçbir işe yaramaz. Buna karşılık zararın miktarında uzlaşılıp kusur oranında ayrışıldığının kayda geçmesi, dava dilekçesinin odağını daraltır ve yargılamayı kısaltır. Anlaşma sağlanmışsa, anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin usul de ihmal edilmemelidir.
Zamanaşımı Bu Süreçte Ne Oluyor
Arabuluculuğa başvurulması, sürecin devam ettiği dönem bakımından zamanaşımını koruyucu bir etki doğurur; ancak bu koruma sürecin başladığı andan sonuçlandığı ana kadardır. Sürecin bittiği tarihten sonra geçen zaman yeniden işler. Uygulamada hak kaybı, son tutanağın alınmasından sonra dava açmakta gecikilen dosyalarda görülür. Bu nedenle son tutanağın tarihi, dosya takviminde davanın açılacağı tarihe kadar geri sayımın başladığı gün olarak işaretlenmelidir. Dava şartı niteliğindeki arabuluculukta ise ayrıca dava açma bakımından öngörülen kısa süreye dikkat edilmelidir.
Anlaşma Sonrası Ortaya Çıkan Zararlar
Bedensel zararlarda durumun ileride ağırlaşma ihtimali varsa, anlaşma metnine bu ihtimalin nasıl karşılanacağına dair bir kayıt konulmadığında sonradan yapılacak talep güçleşir. Genel nitelikte ibra ifadeleri, henüz doğmamış zararları da kapsayacak biçimde yorumlanabildiğinden metnin dili özenle kurulmalıdır.
Bu yazı yol gösterici bir çerçeve sunar, somut bir uyuşmazlığın değerlendirmesi yerine geçmez. Zararın türü ve tarafların sıfatı süreci baştan değiştirebileceğinden, görüşmelere gitmeden önce hukuki görüş alınması yerinde olur.