İçeriğe geç
AC

Sözleşmesel Tazminat Taleplerinde Delil Mimarisi: Zararı Rakamla Konuşturmak

6 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 89 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Tazminat davalarında en sık görülen kayıp, hakkın bulunmamasından değil zararın ölçülebilir biçimde ortaya konamamasından kaynaklanır. Mahkeme, kusurun varlığına ikna olsa dahi miktarı belirlenemeyen bir talebi karşılayamaz. Bu rehber, TBK kapsamındaki sözleşmeye aykırılık hâllerinde zararın nasıl belgelendirileceğine ve talebin hangi yola sokulacağına odaklanır.

Önce sorumluluğun kaynağı belirlenir

Talebin sözleşmeye aykırılıktan mı yoksa haksız fiilden mi doğduğu, ispat yükünü, zamanaşımını ve yetkili mahkemeyi birlikte değiştirir. Sözleşmesel sorumlulukta borçlunun kusursuzluğunu ispat etmesi beklenirken, haksız fiilde kusurun ispatı kural olarak zarar görene düşer. Aynı olaydan her iki sorumluluk birlikte doğabiliyorsa, talebin hangi temele dayandırıldığı dilekçede açıkça belirtilmelidir.

Zararı üç kalemde kurgulamak

  • Fiilen yapılan harcamalar: fatura, dekont ve ödeme belgeleri
  • Yoksun kalınan kazanç: sözleşme öncesi ve sonrası ciro karşılaştırması, iptal edilen siparişler
  • Giderilme maliyeti: ayıbın veya eksik ifanın düzeltilmesi için alınan teklifler
  • Gecikmeden doğan ek yükler: depolama, kira, ceza koşulu ve gecikme faizi hesabı
  • Sözleşmede kararlaştırılmışsa cezai şart ve bunun koşullarının gerçekleştiğini gösteren yazışmalar

Temerrüt anını belgelemek

Birçok tazminat talebi, borçlunun temerrüde düşürüldüğü anın gösterilememesi yüzünden zayıflar. İhtarnamenin içeriği, verilen süre ve tebliğ tarihi hem faiz başlangıcını hem de sözleşmeden dönme hakkının kullanılıp kullanılamayacağını etkiler. Bu nedenle ihtar metni, sonraki dava dilekçesiyle çelişmeyecek biçimde ve talep kalemleri baştan sayılarak hazırlanmalıdır.

Dava şartı arabuluculuk ve mercii tercihi

Ticari nitelikteki para alacağı ve tazminat talepleri bakımından arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; bu adım atlanarak açılan dava usulden reddedilir. Uyuşmazlığın tarafları ve konusu asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki görev ayrımını, tüketici işlemi niteliği taşıyorsa TKHK kapsamındaki tüketici yargısını belirler. Yanlış mahkemede geçen süre, HMK uyarınca zamanaşımının kesilmesi bakımından bir ölçüde korunsa da, delillerin tazeliği ve karşı tarafın malvarlığı bakımından gerçek bir kayıp doğurur.

Dosyayı ikna edici kılan sıralama

  1. Sözleşme ve ekleri kronolojik olarak dizilir.
  2. Aykırılığın gerçekleştiği an ve buna bağlanan sonuç tek cümleyle tanımlanır.
  3. Her zarar kalemi için ayrı bir belge grubu oluşturulur.
  4. Toplam talep, hesap tablosu hâlinde dilekçeye eklenir.
  5. Belirsiz alacak veya kısmi dava tercihi, hesabın yapılabilirliğine göre belirlenir.

Yukarıdaki çerçeve genel bilgilendirme amaçlıdır; sözleşmenizin özel hükümleri ve yazışma geçmişiniz sonucu değiştirebilir. Talep tutarının ve dava türünün doğru seçilmesi için dava öncesinde hukuki değerlendirme almanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla