Sözleşmeden doğan tazminat taleplerinde sonucu belirleyen şey çoğu zaman zararın büyüklüğü değil, sözleşmenin nasıl yorumlandığıdır. TBK, HMK ve TKHK ekseninde yürütülen dosyalarda aynı metin, tarafların iradesine ve ifa sürecine bakılarak farklı sonuçlara götürebilir. Aşağıdaki kontrol listesi, tazminat talebini yazmadan önce yapılması gereken yorum çalışmasına ve sulh ile dava arasındaki tercihe odaklanır.
Metnin Değil, İfa Sürecinin Okunması
Yorum çalışması sözleşme maddeleriyle başlar ama orada bitmez. Tarafların sözleşme kurulduktan sonra fiilen nasıl davrandığı, hangi ödemeyi hangi açıklamayla yaptığı, teslimlerin nasıl kabul edildiği çoğu zaman yazılı metinden daha güçlü bir gösterge olur. Bu nedenle sözleşme öncesi yazışmalar, teklif ve sipariş formları, ifa sırasındaki e-postalar ve tutanaklar tek bir zaman çizelgesine dizilmelidir.
Tazminat Kaleminin Ayrıştırılması
- Fiilen uğranılan zarar ile elde edilemeyen kazancın ayrı hesaplanması
- Cezai şart öngörülmüşse, bunun tazminattan bağımsız mı yoksa mahsuben mi isteneceğinin belirlenmesi
- Temerrüt faizinin başlangıç anını doğuran ihtar veya vade tarihinin belgelenmesi
- Zararı azaltma yükümlülüğü kapsamında alacaklının attığı adımların gösterilmesi
- Karşı tarafın kusur oranına ilişkin savunmasına şimdiden yanıt hazırlanması
Belirsiz Hükümler ve Tacir Olmayan Taraf
Genel işlem koşulu niteliğindeki, tek taraflı hazırlanmış ve müzakere edilmemiş hükümler bakımından yorum ölçütü farklılaşır. Tüketici işlemi söz konusuysa, tüketici mevzuatının koruyucu hükümleri devreye girer ve dengesiz koşullar tartışma konusu olur. Bu nedenle daha ilk aşamada sözleşmenin ticari bir ilişki mi yoksa tüketici işlemi mi olduğu netleştirilmeli; bu tespit hem uygulanacak kurallar hem de başvurulacak merci bakımından belirleyici olduğundan sonraya bırakılmamalıdır.
Sulh Masasına Hangi Rakamla Oturulur?
Sulh görüşmesine hazırlıksız gidilmesi, çoğu dosyada gerçek zararın altında bir sonuçla bitmesine yol açar. Görüşme öncesinde en az üç sayı hazır olmalıdır: belgeyle ispatlanabilen kesin tutar, ispatı tartışmalı ama makul görülen tutar ve yargılama sürerse doğacak masraf ile geçecek sürenin karşılığı. Bu üç sayı yan yana konduğunda sulh eşiği kendiliğinden ortaya çıkar. Ticari nitelikteki para alacağı taleplerinde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmasının gerekip gerekmediği de bu aşamada teyit edilmelidir; bu kontrolün atlanması, dava dosyasının esasa girilmeden usulden sonuçlanmasına yol açabilir.
Dava Yolu Seçilirse
Dava tercih edildiğinde talep sonucu ölçülebilir yazılmalı, hesap yöntemi dilekçede açıklanmalı ve bilirkişi incelemesine esas olacak belgeler baştan sunulmalıdır. Islah ihtimali düşünülüyorsa, bunun zamanlaması da baştan planlanmalıdır.
Buradaki açıklamalar genel çerçeve sunar. Her sözleşme kendi ekonomik amacı içinde okunduğundan, tazminat stratejisi ancak metin ve yazışmalar birlikte incelendikten sonra kurulabilir.