İçeriğe geç
AC

Zamanaşımı Def'i ve Delil: Sözleşme Uyuşmazlıklarında Usul Takvimi

12 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 87 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Sözleşmeden doğan alacaklarda zamanaşımı, çoğu zaman esas tartışmadan önce sonucu belirleyen bir başlıktır. Buna rağmen uygulamada iki yönlü hata yapılır: alacaklı süreyi geç fark eder, borçlu ise def'iyi zamanında ileri sürmez. TBK, HMK ve TKHK ekseninde hazırlanan bu rehber, zamanaşımı savunmasının usul takvimini ve delil boyutunu ele alır.

Sürenin Başladığı An Nasıl Belirlenir

Zamanaşımı kural olarak alacağın muaccel olduğu anda işlemeye başlar. Bu an, sözleşmenin türüne ve ödeme planına göre değişir: tek seferlik edimlerde ifa tarihi, dönemsel edimlerde her taksitin vadesi, belirsiz vadeli borçlarda ise ihbar veya ihtar tarihi belirleyici olabilir. Uygulamada en sık yapılan hata, tüm alacağı tek bir başlangıç tarihine bağlamaktır. Taksitli veya dönemsel bir ilişkide her kalem için ayrı hesap yapılmadığında, alacağın bir bölümü zamanaşımına uğramışken diğer bölümü hâlâ istenebilir durumda olabilir.

Def'i Ne Zaman ve Nasıl İleri Sürülür

  1. Zamanaşımı hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz; ileri sürülmesi gerekir.
  2. Savunma, cevap dilekçesi aşamasında ve açık biçimde yazılmalıdır.
  3. Hangi alacak kalemi için hangi sürenin işlediği ayrı ayrı gösterilmelidir.
  4. Def'i ileri sürülürken esasa ilişkin savunmalardan vazgeçilmemeli, kademeli kurgu tercih edilmelidir.
  5. İcra takibine itiraz aşamasında ileri sürülmeyen savunmaların sonraki aşamadaki etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.

Süreyi Kesen ve Durduran Olguları Belgelemek

Alacaklı tarafında ise savunma, sürenin kesildiğini gösteren belgelerle kurulur. Borçlunun borcu ikrar eden yazışması, kısmi ödeme, teminat verilmesi, dava açılması veya icra takibi yapılması bu kapsamda değerlendirilir. Bu olguların her biri tarihiyle birlikte ispatlanmalıdır; tarihi belirsiz bir ikrar beyanı çoğu kez işe yaramaz. Elektronik yazışmaların dosyaya sunulurken bağlamından koparılmadan, öncesi ve sonrasıyla birlikte verilmesi ispat gücünü artırır.

Tüketici İlişkilerinde Farklılaşan Nokta

Karşı tarafın tüketici sıfatı taşıdığı ilişkilerde uyuşmazlığın görüleceği merci ve uygulanacak koruyucu hükümler değişir. Genel işlem koşulu niteliğindeki hükümlerin denetimi, yalnızca zamanaşımı tartışmasını değil, alacağın dayanağını da etkileyebilir. Bu nedenle def'i hazırlanırken sözleşmenin tipi kadar tarafların sıfatı da tespit edilmelidir.

Usule Aykırı İşlem Riski

Bu dosyalarda en sık görülen usul hatası, zamanaşımı savunmasının süresinden sonra veya yalnızca sözlü olarak dile getirilmesidir. Bir diğeri, delil sözleşmesi bulunan ilişkilerde tanık deliline dayanmakta ısrar etmektir. Üçüncüsü ise bilirkişi raporunda alacak kalemlerinin tarihsel dağılımına itiraz etmeden karar aşamasını beklemektir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Sözleşmenin tipi ve tarafların sıfatı uygulanacak süreyi değiştirebileceğinden, alacağınız veya borcunuz bakımından somut hesap yapılmadan adım atılmaması, bir hukukçuyla birlikte değerlendirilmesi önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla