İçeriğe geç
AC

Zamanaşımı Savunmasına Karşı İhbar ve Kesme Delilleri

31 Mart 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 86 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

Alacak dosyalarında en sessiz kayıp zamanaşımıdır. Borcun varlığı tartışmasız olsa bile, süre dolmuşsa alacaklının elinde kalan çoğu zaman yalnızca eksik borçtur. TBK süreleri ve kesilme sebeplerini belirler, HMK bu olguların nasıl ispatlanacağını gösterir, TKHK ise tüketici işlemlerinde farklı bir rejim getirir. Bu rehber, zamanaşımı savunmasına karşı delil üretimine odaklanır.

Zamanaşımı Kendiliğinden Dikkate Alınmaz

Zamanaşımı bir def'idir; ileri sürülmedikçe hâkim tarafından resen gözetilmez. Bu, alacaklı için değerli bir alan yaratır ama gevşeklik gerekçesi değildir. Savunma ileri sürüldüğü anda ispat yükü yön değiştirir ve süreyi kesen ya da durduran olguları göstermek alacaklıya düşer. Dosya bu ihtimale göre kurulmadığında, yıllar önce yapılmış bir görüşme kayıt altında olmadığı için sonuçsuz kalır.

Süreyi Kesen Olgular ve Bunların Belgesi

  • Borçlunun borcu ikrar etmesi: yazışma, mutabakat metni, hesap ekstresi imzası
  • Kısmi ödeme: dekont, makbuz ve ödemenin hangi borca mahsup edildiğini gösteren kayıt
  • Faiz ödemesi veya teminat verilmesi
  • Dava açılması, icra takibi başlatılması ve iflas masasına başvuru
  • Borcun yenilenmesine ilişkin sözleşme metinleri

Kısmi ödemelerin en sık karşılaşılan sorunu, ödemenin hangi alacağa yapıldığının belirsiz olmasıdır. Birden fazla borç ilişkisi bulunan taraflar arasında mahsup açıklaması yazılmayan ödemeler, kesme etkisi bakımından tartışmalı hale gelir.

İhtar Tek Başına Zamanaşımını Kesmez

Uygulamada en yaygın yanılgı, gönderilen ihtarnamenin süreyi yeniden başlattığı düşüncesidir. İhtar, borçluyu temerrüde düşürür ve faizin başlangıcını belirler; ancak zamanaşımını kesen sebepler kanunda sınırlı olarak sayılmıştır. Bu nedenle ihtarın işlevi doğru konumlandırılmalı, süre dolmak üzereyse dava veya takip yoluna geçilmelidir.

Ayıp İhbarı ile Zamanaşımını Karıştırmamak

Satılanın veya eserin ayıplı olduğuna dair ihbar için öngörülen süre, alacağın zamanaşımı süresinden bağımsızdır. Süresinde ihbar yapılmaması, alacak zamanaşımına uğramamış olsa bile ayıp iddiasını dinlenemez hale getirebilir. Tüketici işlemlerinde ise TKHK farklı bir koruma düzeni öngörür; hangi rejimin uygulanacağı taraf sıfatına göre belirlenir.

Kayıt Düzeni Kurmak

  1. Her alacak için başlangıç anını ve uygulanacak süreyi ayrı yazın.
  2. Kesme etkisi doğuran her olayı tarih ve belge numarasıyla listeleyin.
  3. Süre dolumundan makul bir zaman önce hatırlatma işaretleyin.
  4. Yazılı olmayan görüşmeleri, sonrasında gönderilen bir teyit mesajıyla belgeleyin.

Zamanaşımı hesabı, ilişkinin niteliğine göre değişen sürelere bağlıdır. Alacağınızın hangi rejime tabi olduğunu ve elinizdeki hangi belgenin kesme etkisi taşıdığını, süre daralmadan hukuki değerlendirmeye tabi tutmanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla