Sözleşmeden doğan alacaklarda tartışma çoğu zaman alacağın varlığından değil, hangi tarihte muaccel olduğundan ve sürenin ne zaman işlemeye başladığından çıkar. TBK, HMK ve tüketici ilişkilerinde TKHK çerçevesinde bu tarih hattını kurmak, dosyanın ilk işidir.
Zamanaşımı ile Hak Düşürücü Süre Aynı Şey Değil
Zamanaşımı bir def'idir; borçlu ileri sürmedikçe mahkeme kendiliğinden dikkate almaz, kesilebilir ve belirli hâllerde durur. Hak düşürücü süre ise hakkın kendisini sona erdirir ve resen gözetilir. Bu ayrım pratikte iki sonuç doğurur: alacaklı, zamanaşımını kesecek işlemleri planlayabilir; buna karşılık ihbar ve bildirim için öngörülen sürelerde böyle bir esneklik yoktur.
Sürenin Başladığı Anı Belgelemek
Alacak muaccel olduğu anda süre işlemeye başlar. Uygulamada bu an; teslim tarihi, iş bedelinin hak edildiği tarih ya da sözleşmede kararlaştırılan vade olabilir. Sözleşmede vade açıkça yazılmamışsa, teslim tutanağı, kabul yazışması ya da fatura tarihi bu boşluğu doldurur. Genel zamanaşımının on yıl olduğu, kira bedeli gibi dönemsel edimlerde ise beş yıllık sürenin uygulandığı gözetilerek alacak kalemleri ayrı ayrı sınıflandırılmalıdır.
Kesme ve Durma Nedenlerinin Kanıtı
- Borçlunun borcu kabul ettiğini gösteren yazışma, kısmi ödeme veya teminat verilmesi
- Dava açılması ya da icra takibi başlatılması ve bunlara ilişkin dosya kayıtları
- Ödeme planı üzerinde anlaşıldığını gösteren imzalı belgeler
- Arabuluculuk başvurusu ve son tutanağın tarihi
- Cari hesap ilişkisinde bakiyenin kabulüne dair kayıtlar
İhbar ve İhtarın Yazılı İzi
Ayıp bildirimi, temerrüt ihtarı ve fesih bildirimi gibi işlemler yalnızca içerikleriyle değil, ulaştıkları tarihle değerlendirilir. Bu nedenle bildirimin noter aracılığıyla veya tebliğ tarihi ispatlanabilir bir kanalla yapılması gerekir. Elektronik posta kullanılıyorsa gönderim ve okunma kayıtlarının ayrıca saklanması, karşı tarafın bildirimi almadığı savunmasını etkisiz kılar.
Def'i Karşısında Hazırlık
Dava dilekçesi hazırlanırken karşı tarafın zamanaşımı def'ini ileri süreceği varsayılmalı ve süreyi kesen işlemler daha baştan delil listesinde gösterilmelidir. Alacak kalemleri farklı tarihlerde doğmuşsa her kalem için ayrı bir başlangıç tarihi belirtmek, kısmen zamanaşımına uğramış bir dosyada kalan kısmın korunmasını sağlar.
Bu içerik genel bilgilendirme niteliğindedir. Sözleşmenin türü ve tarafların sıfatı süreleri değiştirebileceğinden, belgeleriniz üzerinden yapılacak bireysel bir inceleme olmadan sonuç çıkarılmamalıdır.