İçeriğe geç
AC

Sözleşme İhlalinde Yorum Uyuşmazlığı: İspat Yükü ve Zamanaşımı Takvimi

1 Nisan 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 77 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Sözleşmeden doğan uyuşmazlıkların çoğu, göründüğünün aksine ihlalin varlığı üzerinde değil, sözleşmenin ne söylediği üzerinde döner. Taraflar aynı metni okuyup farklı sonuca vardığında tartışma bir yorum meselesine dönüşür ve ispat yükü, kendi yorumunu iddia eden tarafa ağırlık verir. TBK'nın yorum yaklaşımında esas olan, kullanılan sözcüklere takılmak değil tarafların gerçek ve ortak iradesini araştırmaktır; bu da delilin sözleşme metninin dışına taştığı anlamına gelir.

Metin mi, İrade mi Tartışılıyor

Dosyayı kurmadan önce uyuşmazlığın hangi katmanda olduğu belirlenmelidir. Hüküm açık ama uygulanmamışsa mesele ifa ispatıdır. Hüküm birden fazla anlama geliyorsa mesele yorumdur ve bu durumda sözleşme öncesi görüşmeler, taslak sürümleri, teklif ve sipariş formları ile tarafların sonraki fiili uygulaması öne çıkar. Aynı hükmü yıllarca belirli biçimde uygulamış olmak, yorum tartışmasında güçlü bir göstergedir.

Yazışmaların Delil Değerini Yükseltmek

  • Elektronik postalar tarih, gönderen ve ek dosyalarıyla birlikte, zincirin tamamı halinde sunulmalıdır.
  • Kısa mesaj ve anlık mesajlaşma dökümleri, seçilmiş parçalar yerine bağlamıyla verilmelidir.
  • Faturalar, irsaliyeler, teslim tutanakları ve muhasebe kayıtları yorum iddiasını fiili uygulamayla eşleştirir.
  • Sözleşmede yazılı bildirim şartı varsa, bu şekle uyulup uyulmadığı ayrıca belgelenmelidir.

İhtarname: Hem Delil Hem Süre Aracı

Usulüne uygun düzenlenmiş bir ihtar, temerrüdün başlangıcını sabitlediği için hem faiz hem de sonraki talep kalemleri bakımından belirleyicidir. İhtarın içeriği ölçülebilir olmalıdır: hangi edimin, hangi tarihe kadar, hangi ölçüde yerine getirileceği açıkça yazılmalıdır. Genel ifadelerle kaleme alınan ihtarlar, sonradan hangi talebin dayanağı olduğu tartışmasına yol açar.

Zamanaşımı ile Hak Düşürücü Süreyi Karıştırmamak

Uygulamada en pahalıya mal olan hata, iki farklı süre türünün aynı sanılmasıdır. Zamanaşımı kural olarak def'i olarak ileri sürülür ve kesilmesi mümkündür; hak düşürücü süre ise geçtiğinde hakkın kendisi sona erer ve resen dikkate alınır. Ayıp bildirimi, dönme veya seçimlik hakların kullanılması gibi kalemler sözleşme tipine göre farklı sürelere bağlı olabildiğinden, dosya açılırken her talep kalemi için ayrı bir süre satırı tutulması gerekir. Tüketici işlemi niteliğindeki sözleşmelerde TKHK'nın öngördüğü özel süreler ayrıca kontrol edilmelidir.

Bu metin genel bilgilendirme amacı taşır; sözleşmenizin tipi ve hükümleri sonucu değiştirebilir. Talep ve süre analizinizi sözleşme metniyle birlikte bir hukukçuya inceletmeniz önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla