İçeriğe geç
AC

Zamanaşımı Def'i ve Sözleşme Yorumu: Süreyi ve İradeyi Belgeyle Göstermek

12 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 78 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Sözleşmeden doğan alacak uyuşmazlıklarında iki tartışma çoğu zaman iç içe geçer: alacağın süresi geçmiş midir ve taraflar gerçekte neyi kararlaştırmıştır. Zamanaşımı def'i doğru zamanda ileri sürülmediğinde en güçlü savunma bile dinlenmez; sözleşmenin anlamı ise yalnızca metne değil, tarafların sonraki davranışlarına bakılarak belirlenir. Bu rehber her iki başlığı ispat açısından birlikte ele almaktadır.

Zamanaşımı Def'i Ne Zaman ve Nasıl İleri Sürülür

Zamanaşımı, hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmayan bir savunmadır; borçlunun bunu usulüne uygun biçimde ileri sürmesi gerekir. Bu savunmanın yargılamanın hangi aşamasına kadar ileri sürülebileceği ve sonradan genişletilip genişletilemeyeceği, usul kurallarına tabidir. Cevap dilekçesinde def'in açıkça yazılmaması, ilerleyen aşamalarda telafisi güç bir kayıp yaratır. Def'i ileri sürerken hangi tarihin başlangıç kabul edildiğinin ve hangi süreye dayanıldığının açıkça belirtilmesi de gerekir.

Sürenin Başlangıcını Belirleyen Belgeler

  • Sözleşmenin imza tarihi ve varsa yürürlük hükmü
  • Edimin ifa edildiği ya da edilmesi gerektiği tarihi gösteren teslim, tutanak veya fatura kayıtları
  • Muacceliyet için ihtar gerekiyorsa gönderilen ihtarname ve tebliğ şerhi
  • Taksitli edimlerde her taksitin vadesini gösteren ödeme planı

Kesilme ve Durma Olgularının İspatı

Alacaklı tarafında en etkili karşı argüman, sürenin kesildiğini gösteren olgulardır. Borcun kısmen ödenmesi, borçlunun borcu tanıyan bir yazısı, dava açılması ya da icra takibi başlatılması bu kapsamda değerlendirilir. Bu olguların her biri belgeyle desteklenmelidir: kısmi ödeme için banka dekontu ve açıklama alanı, borç tanıma için ıslak veya elektronik imzalı yazışma, takip için dosya bilgisi. Süre yeniden işlemeye başladığında hesabın hangi tarihten yürütüleceği de dilekçede gösterilmelidir.

Sözleşme Yorumunda Yazışmaların Rolü

Metnin lafzı ile tarafların gerçek iradesi çeliştiğinde, uygulamada tarafların sözleşme kurulduktan sonraki davranışları belirleyici hâle gelir. Teslimatın nasıl yapıldığı, faturaların nasıl kesildiği, gecikmelere nasıl tepki verildiği ve karşılıklı e-postalarda hangi ifadelerin kullanıldığı bu davranışın kanıtıdır. Yazışmaların kronolojik ve kesintisiz sunulması, seçilmiş parçalarla oluşturulan bir anlatının aksine ikna edici olur. Ticari ilişkilerde defter kayıtlarının ve cari hesap ekstrelerinin karşılaştırılması da yorumu destekleyen somut veri sağlar.

Usule Aykırı İşlemin Etkisi

Süre ve yorum tartışmasının gölgesinde kalan bir risk, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağıdır. Dilekçeler aşaması kapandıktan sonra ileri sürülen yeni vakıalar, karşı taraf muvafakat etmedikçe dikkate alınmaz. Bu nedenle delil listesinin ve vakıa anlatımının baştan eksiksiz kurulması, sonradan bulunacak belgelere güvenmekten daha sağlıklıdır.

Buradaki bilgiler genel niteliktedir. Sözleşmenin türü ve tarafların sıfatı uygulanacak süreleri değiştirebileceğinden, somut alacak için ayrı bir hukuki değerlendirme yapılmasını öneririz.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla