İçeriğe geç
AC

Kira Artışı Uyuşmazlığında Uygulama Rehberi: Uzlaşma mı, İcra Yoluyla Tahliye mi?

24 Mart 2026 Gayrimenkul Hukuku 2 dk okuma 78 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Kira bedelinin artırılması, kiracı ile kiraya veren arasındaki ilişkiyi en hızlı gerginleştiren başlıklardan biridir. Uygulamada asıl kayıp çoğu zaman artış oranının kendisinden değil; tarafların hangi aşamada masaya oturup hangi aşamada icra ve tahliye yoluna gireceğine geç karar vermesinden doğar. Bu rehber, TBK ve TMK ile kat mülkiyetine ilişkin 634 sayılı Kanun çerçevesinde artış uyuşmazlığını pratik bir karar akışına bağlamayı amaçlar.

Artış Talebinin Dayanağını Ayrıştırın

İlk iş, talebin sözleşmedeki artış kaydına mı, kanuni sınırlamaya mı yoksa kira bedelinin yeniden tespitine mi dayandığını netleştirmektir. Sözleşmede geçerli bir artış kaydı varsa tartışma çoğunlukla hesaplama yöntemine iner. Kayıt yoksa ya da kayıt kanuni sınırın üzerinde kurulmuşsa tartışma doğrudan hukuki geçerliliğe kayar. Bu ayrım yapılmadan gönderilen ihtarlar, ileride tahliye talebinin dayanağını da zayıflatır.

Masaya Oturmadan Önce Ne Hesaplanmalı

Uzlaşmanın makul olup olmadığı üç kalemin karşılaştırılmasıyla anlaşılır: talep edilen artışın yıllık farkı, yargılama boyunca tahsil edilemeyecek bedel ve yeniden kiralama ihtimalindeki boşluk maliyeti. Kiracı tarafında ise taşınma gideri, işyeri kiralarında müşteri kaybı ve depozitonun akıbeti aynı tabloya yazılmalıdır. Sayısal karşılaştırma yapılmadan verilen dava kararı, kazanılan hakkın ekonomik değerini çoğu dosyada eritir.

Uzlaşma ile Dava Arasındaki Karar Anı

Taraf yazışmaları sonradan hem uzlaşma iradesinin hem de temerrüdün delili olur. Bu nedenle görüşme aşamasındaki her teklif, kabul edilmemesi halinde aleyhe kullanılmayacak bir dille kurulmalıdır. Protokol yapılacaksa artışın hangi dönemden itibaren geçerli olduğu, birikmiş farkın ödeme takvimi ve ihlal halinde nasıl bir sonuç doğacağı açıkça yazılmalıdır. Muğlak protokol, uyuşmazlığı bitirmek yerine ikinci bir uyuşmazlık üretir.

İcra Yoluyla Tahliyeye Geçerken

Ödenmeyen kira farkı için başlatılan takipte ödeme emrinin içeriği ve tebliğ tarihi belirleyicidir. Borçlunun itirazı takibin niteliğine göre süreci durdurabilir; itiraz edilmemesine rağmen ödeme yapılmaması ise tahliye talebinin kapısını açar. Uygulamada en sık görülen hata, kira alacağı takibi ile tahliye talebinin birbirine karıştırılması ve alacak kalemlerinin dökümsüz gösterilmesidir.

Dosya Kontrol Listesi

  • Sözleşme aslı, ekleri ve sonraki yazılı değişiklikler
  • Ödeme akışını gösteren banka kayıtları ve açıklama satırları
  • Gönderilen ihtarların tebliğ tarihini gösteren belgeler
  • Artış hesabının dayanağını gösteren dönemsel tablo
  • Görüşme yazışmalarının tarih sıralı dökümü

Buradaki değerlendirmeler genel niteliktedir; her kira ilişkisinin kendi metni ve ödeme geçmişi sonucu değiştirebilir. Sözleşmenizin somut hükümleri üzerinden bir avukatla çalışmanız, hem uzlaşma hem dava seçeneğinin maliyetini önceden görmenizi sağlar.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla