Maaş haczi, borçlunun gündelik yaşamını en doğrudan etkileyen icra işlemidir. İİK ve HMK çerçevesinde yürüyen bu süreçte hem borçlu hem alacaklı açısından belirleyici olan, kesintinin hangi kazanç üzerinden ve hangi oranda yapıldığının doğru saptanmasıdır. Bu rehber, yanlış kesintiye karşı başvuru yolları ile icra dairesinde yapılan ödeme anlaşmalarının sonuçlarını karşılaştırır.
Kesintinin Matrahı Sık Sık Yanlış Hesaplanır
Maaş üzerindeki kesinti, brüt ücret üzerinden değil, yasal kesintiler düşüldükten sonra kalan tutar esas alınarak hesaplanır. Uygulamada işveren muhasebesinin bu ayrımı gözden kaçırması, borçlunun eline geçen tutarın yasal sınırın altına düşmesine yol açar. Bordronun aylık olarak saklanması ve kesinti tutarının her ay kontrol edilmesi, hatalı uygulamanın erken fark edilmesini sağlar.
Hangi Ödemeler Maaş Sayılır, Hangileri Ayrı Değerlendirilir?
- Aylık ücret ve düzenli ödenen ek kazançlar
- İkramiye ve prim gibi dönemsel ödemeler
- Kıdem ve ihbar tazminatı gibi iş ilişkisinin sonunda doğan alacaklar
- Yardım niteliği taşıyan ve haczi kanunla sınırlanmış ödemeler
- Emekli aylıkları bakımından özel düzenlemeler
Bu ayrım önemlidir çünkü tüm ödemeler aynı orana tabi değildir. Özellikle iş sözleşmesi sona erdiğinde ödenen kalemler bakımından, kesintinin kapsamı ayrıca değerlendirilir ve toptan haciz uygulaması itiraza açık hâle gelir.
Birden Fazla Dosya Varsa Sıra Nasıl İşler?
Aynı borçlunun maaşına birden çok icra dosyasından haciz konulduğunda, kesinti tüm dosyalar için ayrı ayrı yapılamaz. Hacizler sıraya girer ve önceki dosya kapanmadan sonraki dosyaya ödeme başlamaz. İşverenin bu sırayı gözetmeden birden çok dosyaya ödeme yapması, borçlunun eline geçen tutarı yasal sınırın altına indirir ve işveren bakımından da sorumluluk doğurabilir.
Hatalı Kesintiye Karşı Başvuru
Kesinti oranının yanlış uygulanması veya haczi mümkün olmayan bir ödemeye haciz konulması, süreye tabi bir şikâyet yoluyla icra mahkemesine taşınır. Bu yol, borcun varlığını değil işlemin usulünü tartışır. Borcun kendisine yönelik itirazlar ise takibin türüne göre farklı süre ve mercilere bağlıdır; iki yolun karıştırılması dosyanın usulden kapanmasına neden olur. Ödeme emrinin tebliğ tarihi bu nedenle en başta kayıt altına alınmalıdır.
İcra Dairesindeki Taksit Anlaşmasının İki Yüzü
Borçlu, alacaklının kabulüyle taksitle ödeme taahhüdünde bulunabilir. Bu, maaş üzerindeki baskıyı azaltan pratik bir çözüm gibi görünür; ancak taahhüdün ihlali ayrı ve ağır sonuçlar doğurur. Taahhüt verilmeden önce ödeme planının gerçekten sürdürülebilir olduğu hesaplanmalı, toplam borcun faiz ve masraflarla birlikte güncel tutarı istenmelidir. Alacaklı açısından ise haricen tahsil edilen tutarların dosyaya bildirilmemesi, sonradan mükerrer tahsil iddiasına yol açar.
Yukarıdaki bilgiler genel çerçeve sunar. Kesinti oranları ve haczedilemezlik sınırları dosyanın niteliğine göre değiştiğinden, bordronuz ve dosya hesabınızla birlikte bireysel bir değerlendirme almanız yerinde olur.