İçeriğe geç
AC

İlamsız Takipte Yedi Günlük İtiraz: Ödeme Emri Sonrası Usul Takvimi

23 Mayıs 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 89 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

İlamsız takip, elinde mahkeme kararı bulunmayan alacaklının doğrudan icra dairesine başvurmasıyla başlar. Borçlu açısından kritik an, ödeme emrinin tebliğ edildiği gündür; çünkü İİK bu tebliğden itibaren yedi günlük bir itiraz süresi öngörür. Bu rehber, sürecin borçlu ve alacaklı bakımından takvim mantığını ele alır.

Sürenin Başladığı An Nasıl Tespit Edilir

İtiraz süresi, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edildiği tarihten işlemeye başlar. Bu nedenle ilk kontrol tebliğ mazbatasının kendisidir: kime, hangi adreste ve hangi şerhle tebligat yapıldığı, sürenin gerçekten başlayıp başlamadığını belirler. Usulsüz tebligat iddiası ayrı bir yol olduğu için, itiraz hazırlığıyla birlikte tebligat evrakının incelenmesi ihmal edilmemelidir.

İtirazın Kapsamı ve Türleri

  • Borcun tamamına veya bir kısmına yönelik itiraz
  • Faiz oranına ve işlemiş faize yönelik itiraz
  • Takibe konu senetteki imzanın kendisine ait olmadığının ayrıca ve açıkça bildirilmesi
  • Yetkiye yönelik itirazın süresi içinde birlikte ileri sürülmesi
  • Zamanaşımı gibi borcu sona erdiren sebeplerin belirtilmesi

İtiraz Sonrası Ne Olur

Süresi içinde yapılan itiraz kural olarak takibi durdurur. Bunun ardından yük alacaklıya geçer: alacaklı, itirazın hükümden düşürülmesi için icra mahkemesine veya genel mahkemede dava yoluna başvurmak durumundadır. Bu aşamada alacağın hangi belgeye dayandığı belirleyici olur; belge niteliği, hangi yolun izlenebileceğini doğrudan etkiler.

Tarafların Kontrol Listesi

  1. Tebliğ tarihi hesaplanır ve son gün takvime işlenir.
  2. İtiraz dilekçesinde hangi kalemlere itiraz edildiği tek tek yazılır.
  3. Ödeme yapılmışsa dekont ve makbuzlar aynı dosyada hazırlanır.
  4. Mal beyanı yükümlülüğü ve haciz ihtimali için ayrı takvim tutulur.
  5. Alacaklı tarafında, itiraz gelmesi hâlinde izlenecek yol baştan planlanır.

Delil Eksikliğinin Yarattığı Sonuç

Borçlu itirazını sadece borcum yoktur şeklinde kurduğunda, sonraki aşamada ödeme veya takas iddiasını destekleyecek belge sunamayabilir. Alacaklı tarafında ise cari hesap ve teslim kayıtlarının eksikliği, alacağın miktarını ispat sorununa dönüştürür. HMK çerçevesinde ispat yükünün kimde olduğunun baştan belirlenmesi, her iki taraf için de belge toplama sırasını netleştirir.

Aktarılanlar genel usul bilgisidir. Takibin türü ve dayanağı sonucu değiştirebileceğinden, süre dolmadan dosyaya özel hukuki değerlendirme yapılması önemlidir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla