İçeriğe geç
AC

Maaş Haczinde İtiraz ve Şikayet: Yedi Günlük Pencereler

23 Mayıs 2026 Finans Hukuku 3 dk okuma 82 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Maaşına haciz konulduğunu öğrenen borçlunun ilk refleksi genellikle icra dairesine gidip itiraz etmek olur. Oysa İcra ve İflas Kanunu, aynı dosyada birbirinden tamamen farklı iki yol öngörür: ödeme emrine itiraz ve icra işlemine karşı şikâyet. Hangi yolun açık olduğu, haczin dayandığı aşamaya göre değişir ve her ikisi de kısa süreye tabidir.

İtiraz mı, Şikâyet mi

Takibe henüz itiraz edilmemişse ve ödeme emri yeni tebliğ edilmişse, borcun tamamına veya bir kısmına, imzaya ya da yetkiye itiraz edilebilir. Bu itiraz süresinde yapıldığında takip durur. Buna karşılık takip kesinleşmiş ve haciz uygulanmışsa artık borca itiraz edilemez; bu aşamada yapılan işlemin kanuna aykırılığı ileri sürülerek icra mahkemesine şikâyet yoluna gidilir. Maaş haczinde şikâyetin konusu genellikle haczedilen tutarın kanunda öngörülen oranı aşmasıdır.

Maaşın Haczedilebilir Kısmı

Kural olarak ücretin ancak belirli bir kısmı haczedilebilir ve borçlunun kendisi ile ailesinin geçimi için gerekli olan bölüm haciz dışında tutulur. Nafaka alacakları bakımından bu sınırlama farklı işler. Ayrıca borçlunun haciz konulmadan önce verdiği muvafakat ile sonradan verdiği muvafakatin sonuçları aynı değildir; takip öncesinde alınan genel nitelikli muvafakatlerin geçerliliği tartışmalıdır. Bu nedenle işverene gönderilen haciz yazısının içeriği ile bordroda fiilen kesilen tutarın karşılaştırılması gerekir.

Şikâyet Süresi ve Süresiz Şikâyet

Şikâyet, kural olarak işlemin öğrenilmesinden itibaren işleyen kısa bir süre içinde yapılır. Ancak bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması hâllerinde süre aranmaz. Kamu düzenine aykırılık oluşturan hâllerde de şikâyetin süreye bağlı olmadığı kabul edilir. Uygulamada belirleyici olan nokta, itirazın konusunun kesilen oranın fazlalığı mı yoksa haczin hiç konulamayacak bir alacak üzerine konulmuş olması mı olduğudur.

İzlenmesi Gereken Tarihler

  • Ödeme emrinin tebliğ tarihi ve tebligat parçasındaki şerh.
  • Haciz yazısının işverene ulaştığı tarih ve ilk kesintinin yapıldığı bordro dönemi.
  • Kesinti oranının değiştiği aylar.
  • Şikâyet ya da itirazın icra dairesine veya mahkemeye verildiği tarih.
  • Varsa taksitlendirme talebinin tarihi ve kabul edilip edilmediği.

Alacaklı Tarafındaki Takvim

Borçlunun itirazı üzerine duran takipte alacaklının da izlemesi gereken süreler vardır. İtirazın kaldırılması için icra mahkemesine başvuru ile itirazın iptali için genel mahkemede dava açma imkânı farklı sürelere tabidir ve bu süreler itirazın tebliğinden itibaren işler. Bu süreler geçtiğinde alacak ortadan kalkmaz; ancak mevcut takip düşer ve yeniden takip yapılması gerekir, bu da masraf ve zaman kaybı doğurur.

Tebligat Gecikmesinin Etkisi

Adres değişikliği bildirilmediğinde ödeme emri usulüne uygun tebliğ edilmiş sayılabilir ve borçlu takibi ancak maaşından kesinti yapıldığında öğrenir. Bu durumda usulsüz tebligat iddiası gündeme gelir; öğrenme tarihinin ispatı bakımından bordro ve banka kaydı en somut belgedir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Takibin türü, tebligat durumu ve alacağın niteliği izlenecek yolu değiştirdiğinden, dosya örneğinizle birlikte hukuki değerlendirme almanız yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla