Ödeme güçlüğü içindeki borçlunun konkordato talebi ile alacaklının icra takibi çoğu zaman aynı dönemde işler. Bu iki sürecin mercii farklıdır ve karıştırıldığında hem talep hem de itiraz yanlış yere yöneltilir. Mal beyanı yükümlülüğü ise her iki süreçte de belgeye dayalı ispat gerektiren bir alan olarak öne çıkar.
İki ayrı mahkeme, iki ayrı işlev
Konkordato talebi asliye ticaret mahkemesinde incelenir; geçici mühlet, kesin mühlet ve komiser atanmasına ilişkin kararlar bu mahkemeden çıkar. Buna karşılık takip işlemlerine karşı şikâyet, itirazın kaldırılması ve haczedilmezlik gibi talepler icra mahkemesinin alanındadır. İİK bu ayrımı kurar ve HMK genel usul kurallarıyla tamamlar. Uygulamada en sık görülen hata, mühlet kararının takibe etkisine ilişkin tartışmanın yanlış mahkemeye taşınmasıdır.
Yetki: borçlunun merkezi belirleyicidir
Konkordato başvurusunda yetki, iflasa tabi borçlular bakımından muamele merkezinin bulunduğu yere göre belirlenir. Şirket merkezinin başvuru öncesinde değiştirilmiş olması, yetki itirazına ve talebin kötüniyetli görülmesine yol açabilecek bir başlıktır. Bu nedenle merkez değişikliğinin tarihi ve gerekçesi dosyada açıklanmalıdır.
Mal beyanının iki yüzü
Takip hukukunda mal beyanı, borçlunun malvarlığını süresinde ve gerçeğe uygun biçimde bildirmesi yükümlülüğüdür. Konkordato sürecinde ise borçlunun mali durumu, sunduğu belgeler üzerinden çok daha ayrıntılı biçimde incelenir. İki alanda da aynı sonuç doğar: beyan ile kayıtlar arasındaki tutarsızlık, borçlunun tüm talebinin güvenilirliğini zedeler.
- Bilanço ve gelir tablolarının beyan edilen malvarlığıyla örtüşmemesi
- Yakın tarihli devir ve temliklerin dosyada hiç açıklanmaması
- Üçüncü kişiler nezdindeki alacakların listelenmemesi
- Rehinli alacaklar ile rehinsiz alacakların ayrıştırılmaması
- Ara dönem finansal verilerin güncellenmemesi
Alacaklı tarafın kontrol listesi
- Mühlet kararının kapsamı ve takibe etkisi kararın kendi metninden okunur.
- Alacağın rehinli olup olmadığı ve sıra durumu belirlenir.
- Alacak kayıt süresi takvime işlenir; kayıt yaptırmamanın sonucu değerlendirilir.
- Borçlunun sunduğu projeksiyonlarla geçmiş dönem verileri karşılaştırılır.
- Şüpheli görülen devir işlemleri için hangi hukuki yolun uygun olduğu belirlenir.
Sürecin zamanlaması
Konkordato dosyalarında kararların etkisi tarih odaklıdır: mühletin başladığı gün, alacak kayıt dönemi ve toplantı takvimi birbirine bağlıdır. Bu tarihleri tek bir çizelgede tutmak, hem borçlu hem alacaklı için sürpriz hak kaybını önler. Özellikle takip dosyalarındaki süreler mühletten etkilendiğinde, iki takvimin birlikte okunması gerekir.
Buradaki açıklamalar genel çerçeve sunar ve her dosyanın mali yapısı farklıdır. Konkordato veya takip sürecinde atacağınız adımdan önce mali ve hukuki değerlendirmenin birlikte yapılması önerilir.