İcra takibinin amacı, alacağın haczedilen mallardan tahsilidir. Bu süreçte borçlunun mal beyanı yükümlülüğü ile haczedilen malın satış aşaması, hem alacaklı hem borçlu bakımından kritik dönemeçlerdir. Bu rehber, İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde bu iki başlığı ele alır.
Mal Beyanı Ne Zaman ve Neden Verilir
Ödeme emrinin tebliğinden sonra borcunu ödemeyen borçlu, malvarlığını icra dairesine bildirmekle yükümlüdür. Mal beyanında bulunmamak veya gerçeğe aykırı beyan, hukuki sonuçlar doğurur. Beyan; taşınmazları, araçları, üçüncü kişilerdeki alacakları ve gelir kaynaklarını kapsamalıdır. Alacaklı açısından ise beyan, haczin nereye yönlendirileceğini gösteren yol haritasıdır.
Satış Aşamasının İşleyişi
Haczedilen malın paraya çevrilmesi belirli bir sıra izler:
- Malın kıymet takdiri yapılır ve taraflara tebliğ edilir
- Kıymet takdirine karşı süresinde şikayet yolu açıktır
- Satış talebi, kanunda öngörülen süre içinde yapılmalıdır
- Satış elektronik ortamda açık artırma ile gerçekleştirilir
- Bedelin paylaştırılması sıra cetveline göre yapılır
Kıymet Takdirine İtirazın Önemi
Malın düşük değerlenmesi, borçlunun malını yok pahasına kaybetmesine; yüksek değerlenmesi ise satışın gerçekleşmemesine yol açar. Bu yüzden kıymet takdiri raporu dikkatle incelenmeli, gerçek piyasa değeriyle örtüşmüyorsa süresinde itiraz edilmelidir. İtiraz süresi kaçırıldığında, sonraki aşamada aynı gerekçeyle satışı durdurmak güçleşir.
Satış Talebinde Süre Riski
Haczin hukuki değeri, süresinde satış istenmesine bağlıdır. Satış talebi kanuni sürede yapılmazsa haciz kalkabilir ve alacaklı sırasını kaybedebilir. Bu nedenle haciz tarihinden itibaren süre takvime işlenmeli, gerekli avanslar zamanında yatırılmalıdır.
Değerlendirme
İcra sürecinde küçük bir süre veya usul hatası, alacağın tahsilini geciktirebilir ya da haczi geçersiz kılabilir. Takibin her aşamasının kontrol listesiyle izlenmesi ve gerektiğinde profesyonel destek alınması önerilir.