Ödeme güçlüğü içindeki bir borçlunun iflasını önleyerek borçlarını yapılandırmasına imkân tanıyan konkordato, alacaklıların menfaatini de dengelemek zorundadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu ekseninde, konkordatoda borçlunun hakları ve tarafların konumu bu rehberde incelenir.
Konkordatonun amacı
Konkordato, geçici olarak ödeme güçlüğü çeken ancak faaliyetini sürdürebilecek durumdaki borçluya nefes alma ve yeniden yapılandırma imkânı sunar. Amaç, işletmenin bütünüyle tasfiyesi yerine, alacaklıların da makul ölçüde tatmin edileceği bir plan üzerinde uzlaşmaktır.
Geçici ve kesin mühletin etkisi
Mahkeme talebi uygun bulursa önce geçici mühlet, koşullar sürerse kesin mühlet verir. Mühlet süresince kural olarak borçluya karşı yeni takip yapılamaz ve mevcut takipler durur. Bu koruma borçlu için kritik bir haktır; ancak borçlu bu dönemde malvarlığını serbestçe elden çıkaramaz, işlemleri denetim altındadır.
Alacaklının hak ve imkânları
- Alacağını kaydettirmek ve alacaklılar toplantısında görüş bildirmek
- Konkordato projesine ve komiser raporlarına itiraz etmek
- Rehinli alacaklar bakımından kendine özgü kuralların uygulandığını gözetmek
Borçlunun yükümlülükleri
Borçlu, süreç boyunca komiserin gözetimine uymak, gerçeğe uygun bilgi ve belge sunmak zorundadır. Gerçek durumu gizleyen ya da alacaklıları zarara uğratan davranışlar, mühletin kaldırılmasına ve sürecin iflasa dönüşmesine yol açabilir. Bu nedenle şeffaflık, borçlunun en büyük korumasıdır.
Konkordato, borçlu ve alacaklı için ayrı stratejiler gerektiren teknik bir süreçtir. İster borçlu ister alacaklı tarafında olun, mühlet ve proje aşamalarında haklarınızı zamanında kullanmak için bir hukukçudan destek almanız önemlidir.