Ödeme emrinin tebliğinden sonraki ilk günler, icra takibinin seyrini belirleyen en yoğun dönemdir. Bu aşamada yapılacak iki ayrı işlem sık sık birbirine karıştırılır: takibe itiraz etmek ile mal beyanında bulunmak. Bunlar farklı amaçlara hizmet eden, ayrı ayrı yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerdir.
İtirazın Türünü Doğru Seçmek
İİK, borçluya borcun kendisine, imzaya ya da yetkiye itiraz imkânı tanır. İtirazın kapsamı dilekçede açıkça belirtilmelidir; çünkü açıkça itiraz edilmeyen konu kabul edilmiş sayılabilir. Özellikle senede dayalı takiplerde imza itirazının ayrıca ve açıkça yapılması gerekir. İtiraz süresi takibin türüne göre değiştiğinden, ödeme emrinin üzerindeki takip yolu ilk okunacak bilgidir.
Tebligat Tarihini Kayda Geçirin
Süreler tebliğ tarihinden işlemeye başladığı için, tebligatın hangi gün ve nasıl yapıldığı dosyanın en kritik verisidir. Adreste bulunmama, komşuya ya da muhtara tebliğ gibi hallerde tebligatın usulüne uygun olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Usulsüz tebligat iddiası, öğrenme tarihinin belgelenebilmesine bağlıdır; bu nedenle takibi ne zaman ve nasıl öğrendiğinizi gösteren kayıtlar saklanmalıdır.
Mal Beyanı Yükümlülüğü
İtiraz edilmiş olması mal beyanı yükümlülüğünü her durumda ortadan kaldırmaz. Beyanın süresinde ve gerçeğe uygun biçimde yapılmaması ayrı yaptırımlara yol açabilir. Beyanda yer alması gerekenler şunlardır:
- Taşınır ve taşınmaz malların yeri ve niteliği
- Üçüncü kişilerdeki alacaklar ve bunların dayanağı
- Düzenli gelir kalemleri ve kaynağı
- Borcu karşılamaya yetmiyorsa bunun açıkça belirtilmesi
İtirazın Kaldırılması Aşamasında Belge Gücü
Alacaklı, itirazın kaldırılmasını istediğinde İİK’nın aradığı nitelikteki belgelere dayanır. Borçlu tarafından yapılan ödemelerin bu aşamada dikkate alınabilmesi için de aynı ölçüde güçlü belgelerle ispatlanması gerekir. Elden yapılmış, açıklamasız ya da üçüncü kişi hesabına gönderilmiş ödemeler bu aşamada çoğu zaman sonuç doğurmaz; bu, uygulamada en sık karşılaşılan delil eksikliğidir.
Genel Hükümlere Dönmek
Belgelerin niteliği icra dairesindeki hızlı incelemeye elverişli değilse, uyuşmazlık HMK kapsamında yürüyen genel hükümlere göre görülecek bir davaya taşınır. Bu yol daha uzun sürse de tanık dahil daha geniş delil imkânı sağlar. Hangi yolun seçileceği, elde bulunan belgelerin türüne göre baştan kararlaştırılmalıdır.
Buradaki açıklamalar genel çerçeve sunar; takip türü ve dayanak belge sonucu değiştirir. Ödeme emrini aldıktan sonra süre kaybetmeden hukuki değerlendirme almanız önemlidir.