İş kazası dosyalarında sonucu belirleyen unsur çoğu zaman kazanın ağırlığı değil, kazanın ilk günlerde nasıl kayda geçirildiğidir. 4857 sayılı İş Kanunu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, 5510 sayılı Kanun ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ekseninde hazırlanan bu rehber, ispat zincirinin nasıl kurulacağını ve hangi usul hatalarının bu zinciri kopardığını ele alır.
İlk günlerde oluşan resmi kayıtlar
Kazanın hemen ardından oluşan belgeler, sonraki yıllarda açılacak davanın çerçevesini belirler. İşveren, iş kazasını mevzuatta öngörülen kısa süre içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmekle yükümlüdür; bu bildirim üç iş günü içinde yapılır. Ayrıca kolluk kaydı, hastane ilk başvuru evrakı ve varsa iş yeri kaza inceleme raporu birbirini destekleyen kayıtlardır. Bu belgelerdeki en küçük çelişki bile, örneğin kazanın saatinin farklı yazılması, karşı tarafın savunmasının merkezine yerleşir.
Olayın iş kazası sayılıp sayılmadığı tartışması
İşveren tarafından kaza hiç bildirilmemişse ya da olayın iş kazası niteliği reddediliyorsa, tazminat davasından önce ayrı bir tespit ihtiyacı doğar. Bu durumda kazanın iş kazası olduğunun tespiti talebiyle açılacak davada Kurumun da taraf konumunda bulunması gerekir. Tespit aşaması atlanarak doğrudan tazminat davası açıldığında, dosya uzun bir bekletici mesele sürecine girer ve zaman kaybedilir.
İspat araçlarının katmanları
- Belge katmanı: İşe giriş bildirgesi, hizmet dökümü, puantaj kayıtları, ücret bordroları ve ödeme kayıtları
- Güvenlik katmanı: 6331 sayılı Kanun kapsamında yapılması gereken risk değerlendirmesi, verilen eğitimlerin imzalı kayıtları, kişisel koruyucu donanım teslim tutanakları ve periyodik kontrol belgeleri
- Teknik katman: Kusur oranlarına ilişkin bilirkişi incelemesi ve maluliyet oranına ilişkin sağlık kurulu raporu
- Tanık katmanı: Aynı vardiyada çalışanlar ile olay yerine ilk ulaşan kişilerin beyanları
Güvenlik katmanındaki belgelerin bulunmaması, çoğu dosyada işverenin savunmasını doğrudan zayıflatır; çünkü bu belgelerin düzenlenmesi ve saklanması işverenin yükümlülüğündedir.
Arabuluculuk konusunda sık yapılan hata
İşçilik alacaklarında arabuluculuk dava şartıdır. Buna karşılık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri ile bunlara bağlı rücu davaları, 7036 sayılı Kanunda bu şartın dışında tutulmuştur. Uygulamada bazı dosyalarda gereksiz yere arabuluculuk sürecine gidilerek zaman kaybedilmekte, bazılarında ise kıdem ve ihbar tazminatı gibi alacak kalemleri aynı dilekçeye eklendiğinde bu kalemler bakımından dava şartı eksikliği doğmaktadır. Talep kalemlerinin niteliğine göre ayrıştırılması bu riski ortadan kaldırır.
Zamanaşımı ve gecikmenin bedeli
Tazminat talebinde zamanaşımı süresi, olayın niteliğine ve ceza soruşturmasının bulunup bulunmamasına göre değişebilir. Ancak gecikmenin asıl bedeli süre değil, delilin yıpranmasıdır: kamera kayıtları silinir, tanıklar iş yerinden ayrılır, sahadaki fiziki durum değişir. Bu nedenle delil tespiti talebinin erken aşamada değerlendirilmesi çoğu zaman yerinde olur.
Genel uyarı
Yukarıdaki başlıklar, iş kazası dosyalarının ortak yapısını göstermek için hazırlanmıştır. Kazanın oluş biçimi, kusur dağılımı ve maluliyet oranı sonucu belirleyici biçimde etkiler. Somut olayınız için, olaya ilişkin belgeleri toplayıp bir hukukçuyla birlikte değerlendirmeniz en sağlıklı yaklaşımdır.