İçeriğe geç
AC

İş Kazası Dosyasında Görevli Mahkeme ve Arabuluculuk İstisnası

28 Mart 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 3 dk okuma 67 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

İş kazası sonrası açılacak dosyalar, sıradan bir işçilik alacağı davasından farklı bir usul rejimine tabidir. Tazminat talebi, kıdem ve diğer alacak kalemleriyle aynı dilekçede birleştirildiğinde, dava şartına ilişkin bir hata bütün dosyayı geciktirebilir. Bu nedenle taleplerin en baştan ayrıştırılması gerekir.

Arabuluculuk İstisnasının Anlamı

7036 sayılı Kanun, işçilik alacakları için arabuluculuğu dava şartı hâline getirmiştir; ancak iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları bu kapsamın dışında tutulmuştur. Bu istisna iki yönlü risk doğurur: kaza tazminatı için gereksiz yere arabuluculuk beklenmesi zaman kaybına, kıdem ve ihbar gibi alacaklar için arabuluculuğun atlanması ise usulden ret sonucuna yol açar. Dolayısıyla aynı olaydan doğsalar bile talepler ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Görev ve Yetki

İş kazasından doğan tazminat davaları iş mahkemesinde görülür. Yetki bakımından davalının yerleşim yeri ile işin yapıldığı yer mahkemesi seçeneklidir. Kazanın gerçekleştiği şantiye ya da işyeri, işverenin merkezinden farklı bir ilde olabilir; bu durumda tanıkların ve keşfe konu yerin bulunduğu ili tercih etmek yargılamayı hızlandırır. SGK'nın kurum işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar ile rücu talepleri ise kendi usulüne tabidir ve kuruma başvuru basamağı gözetilmelidir.

Sorumluluğun Kaynağı ve İspat

6331 sayılı Kanun, işverene risk değerlendirmesi yapma, eğitim verme, koruyucu donanım sağlama ve denetleme yükümlülükleri yükler. Davada tartışma çoğunlukla bu yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği üzerinde yoğunlaşır. Bu nedenle şu belgelerin dosyaya kazandırılması gerekir:

  • SGK kaza bildirimi ve kurum müfettiş raporu
  • İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi kayıtları, risk değerlendirme raporu
  • Eğitim katılım tutanakları ve donanım teslim belgeleri
  • Savcılık soruşturma dosyası ve varsa ceza yargılaması evrakı
  • Hastane kayıtları, epikriz ve maluliyet oranını gösteren raporlar

Tazminat Kalemlerinin Kurulması

Maddi tazminat hesabı, 5510 sayılı Kanun kapsamında bağlanan gelirin peşin sermaye değeriyle birlikte değerlendirilir; kurum tarafından karşılanan kısmın düşülmesi gerekir. Bu ayrım yapılmadığında hesap raporu yeniden alınır ve yargılama uzar. Sürekli iş göremezlik oranı, kazanç düzeyi, kusur dağılımı ve destekten yoksun kalma iddiası varsa desteğin kapsamı ayrı ayrı gösterilmelidir. Manevi tazminat ise olayın ağırlığı ve tarafların durumuna göre değerlendirilen bağımsız bir kalemdir.

Usule Aykırı İşlemin Doğurduğu Gecikme

Alt işveren ilişkisinin bulunduğu dosyalarda davanın yalnızca bir işverene yöneltilmesi, sonradan taraf ekleme ihtiyacı yaratır ve süreci geriye sarar. 4857 sayılı Kanuna dayanan alacak kalemleri için arabuluculuk tutanağının eklenmemesi, kıdem hesabına ilişkin talebin reddine yol açabilir. Kusur oranına itiraz edilecekse bunun rapora karşı verilen süre içinde ve gerekçeli biçimde yapılması gerekir.

Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir; her iş kazasının koşulları ve maluliyet tablosu farklıdır. Dosyanızı biçimlendirmeden önce hukuki destek almanız, hem doğru mahkemeyi hem doğru talep yapısını kurmanızı kolaylaştırır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla