İçeriğe geç
AC

İş Kazası Dosyasında Kıdem Hesabı: Görevli Mahkeme ve Arabuluculuk Ayrımı

29 Mart 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 67 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İş kazası sonrası açılan dosyalarda iki farklı talep grubu bir arada bulunur: kazadan doğan maddi ve manevi tazminat ile iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı kıdem, ihbar ve diğer işçilik alacakları. Bu iki grubun usul rejimi aynı değildir ve tek dilekçede ayrım gözetilmeden birleştirilmesi, dosyanın bir kısmının usulden reddine yol açabilir.

Arabuluculuk Her Talep İçin Zorunlu Değildir

7036 sayılı Kanun uyarınca işçilik alacakları ve işe iade talepleri bakımından arabuluculuğa başvurmuş olmak dava şartıdır. Buna karşılık iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili rücu talepleri bu zorunluluğun dışında tutulmuştur. Uygulamada iki hata sık görülür: kıdem ve ihbar alacağı için arabuluculuk yapılmadan dava açmak ya da tazminat talebinin arabuluculuk kapsamında olduğunu sanıp süre kaybetmek. Doğru yöntem, talepleri baştan ayırmak ve arabuluculuk son tutanağının kapsamını dava dilekçesindeki kalemlerle birebir eşleştirmektir.

Görev ve Yetki: İş Mahkemesi Nerede?

Uyuşmazlık iş mahkemesinde görülür; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görev yapar. Yetki bakımından davalı işverenin yerleşim yeri ya da işin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir. Burada önemli bir koruma vardır: bu yetki kurallarına aykırı yetki sözleşmeleri geçerli sayılmaz. Dolayısıyla iş sözleşmesine konulmuş "uyuşmazlıkta şu ilin mahkemeleri yetkilidir" hükmüne dayanarak işçinin uzak bir ile yönlendirilmesi kabul edilmez.

Kıdem Hesabında Tartışmayı Belirleyen Kalemler

Giydirilmiş ücretin hesabı, kıdem tazminatı uyuşmazlıklarının merkezindedir. Hesaba dahil edilmesi tartışılan başlıklar şunlardır:

  • Düzenli ödenen ikramiye, prim ve sosyal yardımlar
  • Yol, yemek ve barınma yardımının fiilî çalışılan gün sayısına göre yansıtılması
  • Kayıt dışı ödenen ücret farkının hangi delillerle ispatlanacağı
  • Aynı işverene ait farklı şirketlerde geçen sürelerin birleştirilmesi
  • Askerlik, doğum ve emeklilik gibi özel fesih hallerinin belgelenmesi

Zamanaşımı ve Sürelerin Ayrı İşlemesi

Kıdem ve ihbar tazminatı bakımından beş yıllık zamanaşımı süresi uygulanır; iş kazasından doğan tazminat talepleri ise farklı bir zamanaşımı rejimine tabidir ve ceza soruşturmasının varlığı sürenin hesabını etkileyebilir. İşe iade talebinin ise çok daha kısa bir başvuru takvimi vardır. Bu üç takvimin tek çizelgede izlenmemesi, dosyanın bir bölümünün süre yönünden kaybedilmesine neden olur.

SGK ve İş Güvenliği Boyutunun Dosyaya Etkisi

Olayın 5510 sayılı Kanun kapsamında iş kazası olarak bildirilip bildirilmediği, 6331 sayılı Kanun kapsamındaki risk değerlendirmesi ve eğitim kayıtlarının bulunup bulunmadığı, kusur dağılımını doğrudan etkiler. Kurumun rücu talebi ise ayrı bir dosya olarak gündeme gelebileceğinden, işveren tarafında savunma bu ihtimal gözetilerek kurulmalıdır.

Bu açıklamalar genel bilgi amaçlıdır; her iş ilişkisinin belge yapısı farklı sonuçlar doğurur. Talepler ayrıştırılmadan dava açılmaması ve süreç öncesinde hukuki değerlendirme alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla