İçeriğe geç
AC

İşçilik Alacaklarında İspat Yükü: İş Mahkemesinde Görev ve Yetki

1 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 70 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İşçilik alacağı dosyalarında sonucu belirleyen şey, tarafların haklılık iddiası değil, hangi olguyu kimin ispatlamak zorunda olduğudur. 4857 ve 7036 sayılı kanunlar ile 5510 ve 6331 sayılı düzenlemelerin kesiştiği alanda, ispat yükünün dağılımı ile görev ve yetki kurallarını birlikte okumak gerekir.

Dosya Hangi Mahkemenin Önüne Gider

Bireysel iş sözleşmesinden doğan alacak ve tazminat talepleri 7036 sayılı Kanun uyarınca iş mahkemesinde görülür; iş mahkemesi kurulmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla dosyaya bakar. Hizmet tespiti gibi Kurumun taraf olduğu uyuşmazlıklar da aynı mahkemenin görev alanındadır, ancak bu dosyalarda Kuruma husumet yöneltilmemesi başlı başına ret sebebidir. İş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat talepleri ise 6331 sayılı Kanun kapsamındaki iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleriyle birlikte değerlendirilir.

Yetki Kuralı İşçi Lehine Şekillenmiştir

Yetkili mahkeme, davalının dava tarihindeki yerleşim yeri ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir. Bu kuralın aksine yapılan yetki sözleşmeleri geçersizdir; sözleşmeye konulan uzak şehir kaydı işçiyi bağlamaz. Buna rağmen dilekçeler sıkça bu kayda göre hazırlanır ve dosya gereksiz yere başka bir ilde takip edilmeye çalışılır.

İspat Yükü Kalem Kalem Nasıl Dağılır

  1. Ücretin ödendiğini ispat yükü işverendedir; bordro imzalı ve ihtirazi kayıtsızsa aksi eşdeğer delille kanıtlanmalıdır.
  2. Fazla çalışma iddiasını kural olarak işçi ispatlar; işyeri kayıtları, giriş çıkış verileri ve tanık beyanları birlikte değerlendirilir.
  3. Feshin geçerli ya da haklı nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir; fesih bildirimindeki gerekçe sonradan genişletilemez.
  4. Yıllık izin kullandırıldığı, imzalı izin defteri veya eşdeğer belgeyle ortaya konulmalıdır.
  5. Sigortalılık süresine ilişkin uyuşmazlıkta Kurum kayıtları başlangıç noktasıdır; aksi yönde iddia güçlü delil ister.

Arabuluculuk Aşamasının İspata Etkisi

İşçilik alacaklarında arabuluculuğa başvuru dava şartıdır. Anlaşma sağlanan tutanağın kapsamı sonradan dava konusu edilebilecek kalemleri sınırlar; bu nedenle tutanakta hangi alacak kalemlerinin karşılandığı tek tek yazılmalıdır. Genel ibare içeren tutanaklar, ilerideki talepler bakımından ciddi engel oluşturur. İş kazası kaynaklı maddi ve manevi tazminat talepleri ise dava şartı arabuluculuğun kapsamı dışında tutulmuştur.

Usule Aykırı İşlemin Sonucu

Yanlış mahkemede geçen süre, tanıkların iş yerinden ayrılması ve belgelerin ulaşılamaz hâle gelmesi anlamına gelir. Delil listesinin süresinde sunulmaması, ıslah hakkının zamanında kullanılmaması ve zamanaşımı defiyle karşılaşılması aynı zincirin halkalarıdır.

Bu içerik genel bilgilendirme niteliğindedir. Fesih tarihi, işyeri kayıtlarının durumu ve arabuluculuk tutanağının içeriği sonucu değiştirebileceğinden, dosyaya özgü değerlendirme yapılması gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla