İçeriğe geç
AC

İşçilik Alacaklarında Bir Aylık Süre ve Arabulucu-Mahkeme Ayrımı

7 Nisan 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 72 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İş hukukunda hak kaybının en sık görüldüğü nokta, alacağın varlığı değil takvimin yönetimidir. Feshin geçersizliği iddiası ile ücret ve tazminat alacakları farklı sürelere tabidir; ayrıca bazı talepler için arabulucuya başvurmak dava şartı iken bazıları bu kapsamın dışındadır. Bu ayrımı baştan kurmayan dosyalar, esasa girilmeden usulden kaybedilebilir.

Feshin Ardından İşleyen Takvim

  • İşe iade talebi: 4857 sayılı Kanun uyarınca, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulması gerekir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir.
  • Anlaşmama tutanağı sonrası: Son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır.
  • Kıdem ve ihbar tazminatı: 7036 sayılı Kanun düzenlemesiyle bu alacaklar için beş yıllık zamanaşımı öngörülmüştür.
  • Ücret, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti: Zamanaşımı süreleri alacağın niteliğine göre değişir; her kalem ayrı hesaplanmalıdır.

Arabuluculuk Kapsamının Sınırı

İşçi ve işveren arasındaki alacak ve tazminat talepleri ile işe iade istemi için arabuluculuk dava şartıdır. Buna karşılık iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlara bağlı rücu talepleri bu kapsam dışındadır ve doğrudan dava açılabilir. 6331 sayılı Kanun kapsamındaki yükümlülüklerin ihlaline dayanan taleplerde bu ayrım özellikle önem taşır.

Merci Seçiminde Sık Görülen Hatalar

  1. SGK işlemlerine ilişkin uyuşmazlığı işverene karşı açılan alacak davasıyla birleştirmeye çalışmak; 5510 sayılı Kanundan doğan taleplerde husumet ve usul farklıdır.
  2. Hizmet tespiti talebinde Kurumu davaya dâhil etmemek.
  3. Arabuluculuk başvurusunu yanlış işveren unvanına yönelterek anlaşmama tutanağını geçersiz kılmak.
  4. Alt işveren ilişkisinde asıl işvereni sürece hiç katmamak.
  5. İşe iade süresi dolduktan sonra aynı talebi alacak davası içinde ileri sürmek.

İspatı Baştan Kurmak

Fazla çalışma ve ücret alacaklarında yazılı belge her zaman bulunmaz. Bu nedenle iş yerine giriş çıkış kayıtları, puantaj cetvelleri, servis listeleri, kurumsal yazışmalar ve banka hesabına yatan ödemelerin bordroyla karşılaştırılması dosyanın omurgasını oluşturur. Tanık beyanı önemlidir; ancak tanığın hangi dönemde ve hangi bölümde çalıştığı dilekçede açıkça belirtilmelidir.

Fesih Belgelerinin Okunması

Fesih bildiriminin gerekçesi, savunma istenip istenmediği ve tutanakların tarihleri, işverenin sonradan gerekçe değiştirmesini sınırlar. İbraname veya ödeme belgesi imzalanmışsa, bu belgenin kapsamı ve düzenlenme koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.

Buradaki bilgiler genel çerçeve sunar. Bir aylık süre gibi kısa ve telafisi olmayan takvimler söz konusu olduğundan, fesih bildirimini aldığınız hafta içinde uzman görüşü almanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla