İçeriğe geç
AC

İşçilik Alacaklarında Bir Aylık Süre ve Arabuluculuk Takvimi

2 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 73 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

İş uyuşmazlıklarında hak kaybının büyük bölümü, alacağın varlığından değil sürenin ve dava şartının yönetilememesinden doğar. Bu rehber 4857, 7036, 5510 ve 6331 sayılı kanunlar ekseninde işçilik alacaklarında bir aylık sürenin nerede devreye girdiğini, arabuluculuk aşamasının nasıl planlanacağını ve anlaşma ile dava arasındaki tercihi ele alır.

Hangi talep hangi saate bağlı

İş sözleşmesinin feshine bağlı taleplerin tamamı aynı takvimde ilerlemez. Feshin geçersizliği ve işe iade istemi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren işleyen bir aylık başvuru süresine bağlıdır; kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti gibi kalemler ise zamanaşımı süresine tabidir. Fazla çalışma ve ulusal bayram ücretlerinde ise zamanaşımı farklı işler. Bu nedenle ilk yapılacak iş, talepleri süre rejimine göre üç sütuna ayırmaktır.

Arabuluculuk aşamasını boşa harcamamak

İşçilik alacaklarında arabuluculuk çoğu dosyada dava şartıdır. Buna rağmen görüşmeye hesap yapılmadan gidilmesi yaygındır. Toplantı öncesinde şu hazırlık tamamlanmalıdır:

  • Hizmet dökümü ve işe giriş-çıkış bildirgeleri ile fiilî çalışma süresinin karşılaştırılması
  • Bordro ile banka ödemeleri arasındaki farkın aylık tabloya dökülmesi
  • Fazla çalışma iddiasını destekleyen giriş-çıkış kayıtları, nöbet çizelgesi veya mesaj kayıtları
  • Talep edilen her kalem için asgari ve gerçekçi iki rakamın önceden belirlenmesi

Anlaşma tutanağı mı, dava mı

Arabuluculukta anlaşma, ödemenin hızlı gerçekleşmesi bakımından değerlidir; ancak tutanağın kapsamı dikkatle yazılmalıdır. Hangi kalemlerin anlaşmaya dâhil olduğu, hangilerinin saklı tutulduğu açıkça belirtilmezse, sonradan açılacak dava tartışmalı hâle gelir. Son tutanağın türü ve tarihi, dava açma takviminin de başlangıcıdır; bu belge dosyanın en kritik kâğıdıdır.

İş kazası ve sağlık boyutu ayrı yürür

6331 sayılı Kanun kapsamındaki yükümlülüklerin ihlali iddiası ve 5510 sayılı Kanundan doğan kurum işlemleri, işçilik alacaklarından ayrı bir hat izler. İş kazası dosyalarında ceza soruşturması, kurum müfettiş raporu ve tazminat davası eşzamanlı ilerleyebilir; bu üç hattın belgeleri tek dosyada toplanmadığında çelişkili beyan riski doğar.

Bu yazı yol gösterici bir çerçeve sunar, somut hesaplamanın yerini tutmaz. Çalışma süreniz, ücret yapınız ve fesih biçiminiz sonucu değiştirebileceğinden, belgelerinizle birlikte bireysel bir değerlendirme almanız uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla