İçeriğe geç
AC

Kıdem Hesabında Ücret ve Süre: Zamanaşımına Takılmadan Talep Kurmak

9 Nisan 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 66 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

İşçilik alacakları dosyalarında tartışma çoğu zaman hakkın varlığından çok hesabın nasıl yapıldığı üzerinde yoğunlaşır. 4857 sayılı Kanun feshin niteliğini, 5510 sigortalılık kayıtlarını, 6331 iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini, 7036 ise uyuşmazlığın hangi basamaktan geçerek mahkemeye geleceğini belirler. Bu rehber kıdem hesabının üç değişkenine ve süre kaybının hangi kalemleri eritebileceğine odaklanıyor.

Hesabın Üç Değişkeni

Kıdem hesabında sonucu belirleyen üç unsur vardır: çalışma süresinin başlangıç ve bitiş tarihi, hesaba esas alınacak ücret ve feshin kim tarafından hangi nedenle yapıldığı. Ücret tartışmasında yalın ücret değil, süreklilik gösteren yan ödemelerin eklenmesiyle bulunan giydirilmiş ücret esas alınır. Yol, yemek, düzenli ikramiye ve benzeri kalemlerin süreklilik taşıyıp taşımadığı bordro ve banka kayıtlarıyla gösterilmelidir. Ara verilmiş çalışmalarda ise dönemlerin birleşip birleşmediği ayrıca değerlendirilir.

Arabuluculuk Basamağı Talep Yazımını Etkiler

İşçi ile işveren arasındaki alacak uyuşmazlıklarında dava öncesi arabuluculuk basamağı 7036 ile düzenlenmiştir. Bu aşamada tutanağa geçirilen ifadeler sonraki yargılamayı etkileyebileceğinden, talep kalemleri baştan ayrıştırılmalıdır. Kıdem, ihbar, yıllık izin, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil alacakları tek bir toplam rakam altında toplandığında, hangi kalemde anlaşma sağlandığı sonradan tartışmalı hâle gelir.

Dosyaya Toplanacak Belgeler

  • Hizmet dökümü ve sigortalı işe giriş bildirgesi
  • Bordrolar ile ücretin fiilen yattığı banka hesap hareketleri
  • Fesih bildirimi, tutanaklar ve varsa savunma istem yazısı
  • Puantaj, giriş çıkış kayıtları veya vardiya çizelgeleri
  • İş sağlığı ve güvenliği eğitim ile tahsis belgeleri

Zamanaşımı ve Fesih Tarihinin Belirlenmesi

Alacak kalemlerinin tamamı aynı süreye tabi değildir; bazı kalemlerde süre fesihle, bazılarında ise alacağın doğduğu tarihle işlemeye başlar. Bu nedenle fesih tarihinin belgeye bağlanması hesabın kilit noktasıdır. Fiilen çalışmanın sona erdiği gün ile bildirimin tebliğ edildiği gün farklıysa, hangi tarihin esas alındığı dilekçede açıklanmalıdır. Devamsızlık iddiasına dayanan fesihlerde tutanakların tarihleri arasındaki tutarsızlık, çoğu kez feshin niteliğini tartışmaya açar.

Hesabı Kontrol Etmenin Pratik Yolu

Talep edilen tutar tek kalemde değil, her alacak için ayrı satır açılarak yazılmalı; her satırın yanına dayandığı belge not edilmelidir. Bu tablo hem arabuluculuk görüşmesinde hem de bilirkişi incelemesinde başvurulan bir kontrol listesine dönüşür ve eksik kalan belge erkenden görünür hâle gelir.

Buradaki bilgiler genel niteliktedir; çalışma düzeni ve fesih koşulları her dosyada farklıdır. Hak kaybı yaşamamak için sürelerin işlemeye başladığı tarih belirlendikten sonra hukuki değerlendirme alınması uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla