İçeriğe geç
AC

İşe İade ve Fazla Mesai Alacağı: İtiraz ve Başvuru Adımları

21 Mayıs 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 75 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Fesihten sonraki ilk günler, iş hukuku uyuşmazlıklarının en belirleyici dönemidir. 4857 sayılı Kanun feshin geçerliliğini, 7036 sayılı Kanun ise dava öncesi arabuluculuk zorunluluğunu düzenler. Fazla mesai alacağı talebi bu tabloya eklendiğinde, ispat yükü ve delil düzeni ayrıca planlanmalıdır. 5510 sayılı Kanun kapsamındaki bildirimler ile 6331 sayılı Kanuna dayalı kayıtlar da çoğu zaman aynı dosyada delil değeri taşır.

Fesih Bildirimini Çözümlemek

İşe iade talebinin dayanağı, bildirimde yazan gerekçedir. İşveren fesih sebebini açık ve kesin biçimde göstermek zorundadır; sonradan değiştirilen ya da genişletilen gerekçeler dosyada aleyhe sonuç doğurur. Bu nedenle bildirimin tam metni, tebliğ tarihi ve varsa savunma istem yazısı ilk günden saklanmalıdır.

Fazla Mesaide İspat Düzeni

  • Giriş çıkış kayıtları, kartlı geçiş verileri ve varsa vardiya çizelgeleri toplanır.
  • Kurumsal yazışmalar ve mesai saatleri dışında verilen talimatlar tarih sırasıyla dizilir.
  • Ücret bordrolarında fazla mesai tahakkuku bulunup bulunmadığı kontrol edilir.
  • Tanık beyanına başvurulacaksa, tanığın hangi dönemde ve hangi birimde çalıştığı netleştirilir.

Arabuluculuk Masasında Verilecek Karar

İşe iade talebinde arabuluculuk, dava şartı olarak öngörülmüştür ve süresi kısadır. Masada işveren çoğu zaman işe başlatmak yerine bir tutar teklif eder. Bu teklifi değerlendirirken sadece rakama bakmak yetersizdir; işe iade sonucunda doğabilecek boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatının birlikte hesaplanması gerekir. Ayrıca anlaşma tutanağının kapsamı da dikkatle okunmalıdır: fazla mesai, yıllık izin ve diğer alacakları da kapsayan geniş bir ibare imzalandığında, bu kalemler için ayrıca dava açma imkânı ortadan kalkabilir.

Anlaşmanın Kapsamını Sınırlamak

Yalnızca işe iade talebi bakımından anlaşılıyorsa bu durum tutanağa açıkça yazılmalı, diğer alacaklara ilişkin haklar saklı tutulmalıdır. Kapsamı belirsiz bırakılan tutanaklar, sonraki dosyalarda en çok tartışılan konudur.

Anlaşamama Hâlinde

Görüşmenin olumsuz sonuçlanması hâlinde dava için tanınan süre çok kısadır ve son tutanağın tarihi esas alınır. Bu nedenle arabuluculuk sürecine girilirken dava dilekçesinin taslağı hazır tutulmalıdır.

Yukarıdaki bilgiler geneldir ve her fesih dosyası kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir; hak kayıplarını önlemek için fesih bildirimini aldıktan sonra gecikmeden hukuki destek almanız uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla